Yazarlar

ABD’nin Ortadoğu’dan çekilmesiyle Mısır ve Türkiye'ye düşen bölgesel rol

1 yıl önce

yazar

Belki de Mısır-Türkiye ilişkilerinin yeniden başlaması, iki ülkenin seçkin coğrafi konumu ve üstün askeri yetenekleri itibariyle bu yönde atacakları ilk adımdır.

Dalia Ziada

 

Mısır ve Türkiye istihbarat organları arasında aylarca süren görüşmelerden sonra, iki ülkenin üst düzey yetkililerinin olumlu açıklamaları medyaya yansıdı. Türkiye-Mısır uzlaşması diplomatik yollarla iyice açığa çıkıyor. İki ülke arasında yedi yıldan fazla süren soğuk çekişme sona eriyor gibi. Bu çekişme, Mısır ve Türkiye’nin bölgedeki etkin rollerinden dolayı Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da politik ve güvenlik alanlarında çalkantılara sebebiyet vermişti. Dolayısıyla iki ülke ilişkilerinin yeniden başlamasının, bölgenin içinden çıkılmaz problemlerine ve güvenliğine olumlu etki edeceğini söyleyebiliriz. Ancak bu da karşılıklı güvenin hızlı bir şekilde tesisine ve iki ülkenin içiçe girmiş bölgesel çıkarlarının ayrışmasına bağlı.

 

Mayıs ayı başlarında Dışişleri Bakan yardımcısı başkanlığında Türk heyeti Kahire’yi ziyaret etti. Mısırlı diplomatlarla bir dizi istikşafi görüşmeler gerçekleştirdiler. Devletin değişik kurumları ile işbirliği yapabilmek için Mısırlı ve Türk yetkililerden oluşan genişletilmiş bir heyetin gelişine ön hazırlıktı bu. Türk ve Mısır tarafının yaptığı ortak açıklamada görüşmeler için ‘‘net ve derindi’’ ifadesi kullanıldı. Ortadoğu’da, özellikle de Irak, Suriye ve Libya gibi Ortadoğu ülkelerinde barış ve güvenliği gerçekleştirebilmek için iki ülkeyi ilgilendiren meselelerin ötesine geçildi. Her ne kadar açıklama özet ve kısa olmuş olsa da içeriğinde sadece Mısır ve Türkiye’nin değil Ortadoğu’nun ve Doğu Akdeniz’in geleceğinin planını barındırıyor.

 

Açıklamanın ardından üst düzey Türk yetkililerden olumlu açıklamalar geldi. Ülkesinin Mısır’la ilişkilerinin tekrar başlaması için ısrarlı olduğunu vurgulayan Başkan Recep Tayyip Erdoğan bunların başında geliyor. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da Mısır ve Türk halkını birbirinden ayırmanın imkansızlığına vurgu yaparak konuyu veciz bir şekilde dile getirdi. Akar sözlerine şöyle devam etti: Belki ilişkilerimizde bazı sebeplerden dolayı duraklama olmuş olabilir. Ben tüm kalbimle kısa sürede bu engelin aşılacağına inanıyorum. Mısır’la olan kardeşliğimizin ve dostluğumuzun tekrar üst seviyelere çıkacağına inanıyorum. Bunu önümüzdeki dönemde müşahade edeceğiz.


Akar, Mısır-Türkiye ilişkilerindeki gelişmelerin Türkiye, Libya ve Mısır için faydalı olacağını vurguladı. Belki de Mısır-Türkiye uzlamasındaki en önemli nokta budur. Zira Mısır-Türkiye ilişkileri iki ülkenin coğrafi sınırlarını aşmakta. Genel olarak Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da ekonomik, siyasi ve güvenlik alanlarına direk etkisi olan ilişkilere sahipler.

 

İki taraf arasındaki istikşafi görüşmelerin başarılı geçmiş olmasına, arada engel olarak duran buz dağlarının erimiş olmasına rağmen Mısır ve Türk tarafında hala endişe hakim. Geçtiğimiz yedi yıl boyunca iki ülke arasında siyasi yarığın var olduğu bir gerçek olsa da Mısır ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler, ticari alış veriş devam ederek gelişti. Hatta Mısır, Türkiye’nin Afrika’daki en büyük ticari ortağı seviyesine geldi. Sonra da Libya geldi. Türk-Libya İş Konseyi Başkanı’nın son zamanlardaki açıklamasına göre.

 

Türkiye, kendi topraklarında, Mısır yönetimi ve liderleri aleyhine çalışan İhvan faaliyetlerini sınırlayarak Mısır’a gösterdiği iyi niyete rağmen güven tesisi, Mısır-Türkiye diplomatik ve güvenlik işbirliğinin yeniden başlaması biraz vakit alacağa benziyor. Özellikle iki ülke ilişkilerinin bölgesel çıkarlarla içiçe girmiş halinin çözülebilmesi ve uygun bir uzlaşı metnini yakalayarak gelecekte bölgesel çıkarlarda çatışmamaları için süreye ihtiyaçları var.

 

Özellikle ABD’nin, Çin çekişmesine yoğunlaşabilmesi için Ortadoğu’dan tedrici bir şekilde askeri ve siyasi olarak çekilme kararı sonrasında önümüzdeki dönemde Mısır-Türkiye ilişkilerinde güvenlik dosyası ve bölgesel güvenliğin ve istikrarın sağlanması ana itici güç olacak. Bunun manası Ortadoğu’nun önünde iki seçenek var. Ya başka bir uluslararası güce kapıyı açık bırakacak ki bu durumda Rusya, ABD’nin çekilişini fırsata çevirerek bölgede kendisine geniş bir nüfuz alanı oluşturacaktır ki bu da Arap ülkelerinin çıkarına olmayacağı gibi İran’ın palazlanmasını sağlayacaktır. Yada Arap ülkeleri, bölgede Rusya’yı sıkıştırarak nüfuzunu kırabilecek bölgenin etkin gücü ve Nato üyesi Türkiye ile anlaşacak. Arap-Türk dayanışmasının olmazsa olmaz şartı, etkin ve gerçek yardımlaşmak. Böylece Ortadoğu, kendi geleceğini kendisi çizebilecek.

 

Belki de Mısır-Türkiye ilişkilerinin yeniden başlaması, iki ülkenin seçkin coğrafi konumu ve üstün askeri yetenekleri itibariyle bu yönde atacakları ilk adımdır.


Global Firepower’ın 2021 sıralamasına göre Türkiye ve Mısır, Ortadoğunun en büyük iki ordusuna sahip. İsrail ve İran dahil. Muhakkak ki bölgesel çekişmelere ve menfaat çatışmalarına Türkiye ile Mısır arasında, genel olarak Türkiye ile Arap ülkeleri arasında özellikle de Suriye, Libya, Irak’ta ve Ortadoğu’da bir sınırlama getirilmesi bölgenin güvenliği ve istikrarı için çok önem arzetmekte. Mısır ve Türkiye’nin ikili ilişkilerinin uzun süreli olmasının da garantisi olacaktır.



İlgili konular

mirzoyan

Bakan Mirzoyan: Ermenistan halkı Türkiye’yle normalleşmeyi istiyor

5 ay önce

Türkiye ile yürütülen normalleşme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, "Genel olarak Ermenistan halkı Türkiye’yle ilişkilerin normalleşmesini istiyor. Bu durum kamuoyu araştırmalarına da yansıyor" dedi....Devamını oku