Video

Albayrak: 104 amiral için SADAT, Montrö kadar önemli değil miydi?

2 hafta önce


Doğru Bakış programından Cumali Önal’ın sorularını cevaplandıran AK Parti kurucularından eski milletvekili Kemal Albayrak son günlerde toplumu meşgul eden amirallerin bildirisi hakkında konuştu.

Albayrak, Montrö Anlaşması konusunda açıklama yapan 104 generale tepki gösterdi.

 

Aynı generallerin Türkiye anayasasını ve bayrağını değiştirmek isteyen SADAT konusunda sessiz kaldığını belirten Albayrak, generallerin iktidarla danışıklı bir dövüş içinde olabileceklerini de belirtiyor.

 

Albayrak’ın programdaki açıklamaları şu şekilde:

 

- İktidar taht oyunları sergiliyor

 

Türkiye bu oyunlara yabancı değil. Benzer oyunlar yıllardır ve sürekli oynanıyor. Osmanlı’dan itibaren darbeler, bu tür bildiriler sürekli vardır. George Martin’in Taht Oyunları eserindeki gibi bizdeki de bu taht oyunları hiçbir zaman bitmez. Suni gündemler hiç bitmez. Çünkü gerçek gündemlerle uğraşan yok.

 

Çok farklı pencerelerden değerlendirenler var bu açıklamayı. Bir kısmı diyor ki iktidar artık gidiyor. Gittiği için de bu tip konuları gündeme getirerek bir taht oyunu sergiliyor. Bir kısmı da diyor ki bu bir tür istihbarat oyunudur. İktidar çöküşte. Herşey bitti. İktidar gitmemek için pek çok senaryo üretti. Uçak yapımı, gaz bulunması vs. aklınıza ne geliyorsa herşey denendi. Sıra bu tür bir sürprize geldi.

 

- Açıklamanın yurt dışı ile bağlantısı var

 

Ben bu olayın dışarı ile de bağlantısı olduğuna inanıyorum. Türkiye şu anda Avrupa, ABD, Çin ve Rusya arasında sıkışmış durumda. Kıblesinin neresi olduğu belli değil. Kurumuş bir yaprak gibi rüzgara göre yönünü bulmaya çalışıyor. Dış politikada bunları görmek mümkün ama bunlar iç politikaya da yansıyor.

 

- Peki bu tür uyarıların daha alası başka zamanda neden yapılmadı? Mesela bir SADAT olayı var. Neden gündeme getirmediler?

 

Halbuki bu SADAT ayrı bir güvenlik birimi oluşturduğunu söyledi. İslam Birliği konusunu gündeme getirdi. Bu birliğin merkezini istanbul olarak tayin ettiler. Türkiye'nin bayrağını değiştireceklerini söylediler. Ve bu işi yürüten cumhurbaşkanının danışmanıydı. Paralel bir güvenlik teşkilatı oluşturdu.

 

- Hani amiraller şeriate karşıydı?

 

Arkasından dedi ki biz bir anayasa hazırlıyoruz. Anayasada ülkenin dilinin Arapça olacağı söylendi. Türkçe kaldırılmalı, başkent İstanbul olmalı dedi. Şeriat yönetimi getireceğiz dedi. 81 madde şeklinde bunu kamuoyuna duyurdular. Mehdi için hazırlık yaptıklarını söyledi.

 

Mesela “15 Temmuz’un neticesini gördünüz mü?“ diye sordu. TSK’da değişim yapıldı. “Dediklerimizin hemen çoğu oldu“ dedi. Peki bunlar gündemde tutuldu mu? Tepki gösterildi mi? Anayasının tamamen değiştirileceğini söyleyen bu emekli general konusunda kimse konuştu mu? Aynı şekilde AKP’li bir genel başkan yardımcısı 19 senedir sabrettik diyor.

 

- Meclis başkanı Montrö ile ilgili sözlerini neden geri çekti?

 

Aynı general 15 Temmuz’dan sonra bizim gayretlerimiz olmasaydı başkanlık sistemi olmazdı diyor. TC’nin kuruluş felsfesinde ne varsa hepsi plan dahilinde yok ediliyor. Generaller içinde iyi niyetli olanlan olabilir. Ben de şahsen Montrö’nün bozulmasına taraftar değilim. Bizim Montrö ile ilgili bir problemimiz mi var? Meclis başkanı bunu gündeme getiriyor. Tepkiler yükselince sözünü geri alıyor. Bunların genel yapısı zaten böyledir. Uğur Mumcu’nun bir sözü vardır: “Korkaklar hakikatleri söylerken cesaretsiz olurlar.“ Hangi güç olursa ona yönelirler. Bazen de gücün etkisiyle fırıldak oluverirler. Gerçek gündemler suni gündemlerle değiştiriliyor. İktidar 19 yıldır sürekli bu tür oyunlar oynuyor.

 

- AK Parti sahte kahramanlıklar peşinde


Sahte kahramanlıklar peşindeler. Rejimin kirli bilgileriyle milleti yok ettiler. Gerçek gündem nedir bilir misiniz? Adaletsizliktir. Ya bir öğretim görevlisi vinçin altında kalarak can veriyor. Meriç’te pek çok insan boğuldu, cezaevinde sandalyenin üzerinde bir insan hayatını kaybetti. Bunu gündeme getirmeye çalışan bir milletvekili bir twit yüzünden olmadık baskılara maruz kaldı.

 

- Burada muhalefet de yapması gerekenleri yapmıyor

 

İktidarla bir danışıklı döğüş içinde gibi görünüyorlar? Toplumları yönetenler üç dört kişidir. Yıllarca gerçekleştirilen öğrenci olaylarında koca topluluğu yönlendiren de üç dört kişiydi. Perde arkasından ya kahramanlığı ya nefreti kullanarak insanları yönlendirirlerdi. Diyorum ki harp okullarının, askeri okulların tamamı yok edildi. Askeri hastaneler yok edildi. Jandarma lağvedildi gibi. Devletin tüm kuruluşları yok edildi. Kim bunları gündeme getiriyor. Montrö‘yü gündeme getirecek olanlar sivillerdir. Toplanın gidin Hulusi Akar’la oturun konuyu tartışın ve sorgulayın. Niçin bunu yapmıyorsunuz?

 

- Montrö’yü tartışmak Türkiye’nin meselesi değil


Dolayısıyla tüm bunlar geçmişten beri film şeridi gibi seyrettiğimiz olaylar. Türkiye’nin meselesi bu değil. İçte ve dışta hukuksuzluklar, kanunsuzluklar, soygunlar var. Uyuşturucu kullanırken yakalanan bir kişinin elde ettiği servete bir bakın. PKK toplantılarında da anayasayı değiştirmek, Türk bayrağını değiştirmek konuşuluyor. Hangi savcı bunlarla ilgili bir soruşturma açtı. Tüm bunların altında yıkılıp giden bir iktidarı kurtarabilir miyiz hesapları var. Kimi rütbe sökün diyor, kimi maaş kesin diyor.  Türkiye’nin gerçekten çok fazla sorunu var. İntiharlar yükseliyor. Her 100 üniversite öğrencisinden 27’si işsiz. Herkes icralık. Sınırları açsan Türkiye’de kalacak insan bulamayacaksınız.


- Devletin bütçesi faiz, maaşlar ve sosyal ödemelere yetiyor

 

Soygunlara ses çıkaran yok. KHK ile atılanlar. Kendi belirlediğin yasaları uygulamıyorsun. İnsanlar hapishanelerde çürüyor. Sır siyaseti var Türkiye’de. Yargı birşey yapabiliyor mu? Bana kalırsa bu generaller bir siyasi parti kurarak Akar’a gidebilirlerdi.

 

- Ergenekon ve eski yapıların tekrar ortaya çıktığı söyleniyor?

 

Türkiye’de hiçbirşey boş söylenmez. Aşık Veysel derdi ki “sağa sola sapmayın düz yürüyün”. Bunların düzü falan kalmadı. Şimdi bunların destek aldığı bazı dış güçler var. Doğu Perinçek’i dinlemiştim daha önce. 38 tane yeri yerinden oynatacak bilgi belge var elimizde diyordu. Ergenekon demek istemiyorum. Ama bu adı kullanarak iktidarla bir anlaşma yaptılar. Tabi bugünkü iktidar o kadar kirlendi ki. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın ortaya koyduğu ciddi manadaki raporları biliyoruz. AB raporlarını biliyoruz. İktidar sıkıştığı için bir yandan Batı’ya gitmek istiyor ama öte taraftan anında tehdit geliyor. Bu tarafa geçse diğerleri tehdit ediyor. Yani arada kalmış bir iktidar var. gün uzatıyor.

 

- İktidar beka sorununun derdine düştü

 

Beka sorunumu nasıl hallederim hesabı içinde. Çünkü çok kirlendiler. Bunların hesabının sorulması gerek. Millet sabah kalkınca vergi ödemeye başlıyor. 492 milyar dolarlık bir faiz ödemesi var. Dolar neymiş diyenler insanlara yüzde 3lük zam veriyor, ama Borsa İstanbul’daki yöneticilere yüzde 33 zam veriyorlar. Dörder maaş alıyorlar.

 

- Kokain kullananın ucu kimlere dayanıyor?

 

Mesela şu pudra kokluyordum diyen adamı araştırsa savcılarımız ucu kimlere dayanacak acaba… Herkesle resmi var. Devletin en üst düzeyindeki adamlar bunu koruyor. Korktukça baskı uyguluyorlar. Bu olayın sonucu nereye varır?

 

Baştan beri bir ayrıştırıcılık var. Millete bir gözdağı verme var. Tenhalarda sessiz olanlar içeride gürlüyorlar. Yani şu olacak; bakın yüz küsür generali hesaba çektik diyecekler. Böyle bir gidişat da olabilir.
Yani bu işler kime yarıyor ona bakmak lazım. Bu fakirlere yaramıyor, gençliğe yaramıyor. Bunun sonucu bir kavgaya doğru gidiyor. Bu işler hayra alamet değil. Türkiye aklını kullanarak uzlaşma kültürüne ulaşması gerek. Ama iş işten geçti. Demokrasi ittifakında ortak alanlarda birleşerek, bu kanunsuzlukların üzerine gitmek gerek.

 

- Amiraller 128 milyarı neden sormuyor?

 

128 milyar dolar uçtu, bir Allah’ın kulu bunu sorabildi mi? Bir liranın hesabını soramıyorsun bu ülkede. Akılla ve bilimle yönetilmesi lazım. Bunları göstererek Türkiye’de bir karamsarlık oluşturarak Türkiye düze çıkamaz.
Gidin bakın AKP’nin zengin ettiği insanlar bile İngiltere’de Batı’da, Almanya’da yatırımlar yapıyor. Burada ise İslam Birliği getirecekler. O beyefendiye sormak lazım. 57 İslam ülkesinden birinde yaşamak isterler mi?

 

- Türkiye’de VIP çeteleri oluştu


Hiçbir dönemde kamu kaynakları bu kadar yağmalanmadı. Meclisin bir hükmü var mı, bakanların bir hükmü var mı? Erdoğan giderse yerlerine bunlar mı gelecek endişesi insanlara hakim. Namuslu ve ahlaklı insanların siyasete katılması gerek. Bu işleri siyaset çözer. En yakınımdaki insanların nasıl dönüş yaşadıklarını biliyorum. Dönem değiştiğinde bunların hepsi itirafçı olacak. Yanlarında kimse kalmayacak. Cumhurbaşkanının da yanında kimse kalmayacak. Kötüyü gördükçe iyiye yönelme de var bu ülkede. Ben her zaman ümitliyim.



İlgili konular

fakirsofrası

Bir AKP klasiği: Boğaz’daki yalısından ‘şükredin’ diyene var yoksula yok!

15 saat önce

CHP’nin 0-6 yaş sahibi yoksul ailelere yardım teklifini reddeden AKP, yoksuldan aldığını Boğaz’daki yalısından “Evde sıkıldık demeyin, şükredin” diyen Sabancıların şirketine aktaracak....Devamını oku