Yazarlar

Ali Babacan’ın önündeki fırsat ve tehditler

2 yıl önce

Ali Babacan’ın önündeki fırsat ve tehditler


 

Ali Babacan partiyi kurdu-kuracak derken 9 Mart 2020 Pazartesi günü İçişleri Bakanlığı’na resmen müracaat etti. Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ismin verdiği partinin 90 kişiden müteşekkil kurucular kurulu Bilkent Holding’e ait Bilkent Oteli’nde kameraların karşısına geçti. Kürsüye önce Ali Babacan geldi. 
 
Niçin DEVA’da karar kıldıklarını, 2001 yılında 64 kurucu üyesinden biri olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) kuruluş felsefesinden ne kadar uzaklaştığını bütün tafsilatı ile anlattı. 
 
Halihazırda Türkiye’de mumla aranan demokrasi, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, ifade ve basın hürriyeti gibi kavramlardan bahsetti. 
 
AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın tek adamlık rejiminin kılıfı olan Partili Cumhurbaşkanlığı sistemini lağvedeceklerini ve yeniden Parlamenter rejime rücu edecekleri vaat etti. 
 
Bütün bunları anlatırken, “Kimse tweet attığı için ya da likeladığı (beğendiği) için hapse atılmayacak. Herkes özgür olacak.” ifadelerini kullandı. Hepsinden öte kürsüde bağırmadan, kimseye hakaret etmeden meramını anlatan bir siyasetçiyi dinledi insanlar. 
 
BÜTÜN KHK’LAR İPTAL EDİLECEK
 
Babacan iktidara gelmesi hâlinde 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü bahanesiyle Erdoğan’ın 20 Temmuz 2016’dan 20 Temmuz 2018’e kadar geçen iki sene boyuncu resmi olarak, o tarihten bugüne dek de gayr-i resmi kullandığı Olağanüstü Hâl (OH L) yetkilerine son verecek. 
 
Bütün o kanun hükmünde kararnameler (KHK) kaldırılacak. O KHK’lar ile 150 bin insan sivil ölümü terk edildi. 
 
Dava açma hakları bile ellerinden alınan, özel şirketlerde çalışmalarına, hatta semt pazarında limon satmalarına dahi müsaade edilmeyen on binlerce insan aile fertleri ile beraber 21’inci asrın en hunhar mezalimine maruz bırakıldı. 
 
12 Eylül 1980 askeri darbesinin eseri gibi bilinse de esas itibarıyla Erdoğan’ın elinde üniversitelerin tepesine indirdiği balyoza dönüşen Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) kapısına kilit vurulacak. Kürt meselesinin kilit noktalarından biri olan “ana dilde eğitim” faslında AKP’nin de sahiplendiği statükonun yasakçı zihniyetin devam etmeyeceğinin müjdesini verdi. DEVA’nın iktidarında sadece Kürtlerin değil, her etnik kökenin kendi ana dilini konuşma, öğrenme, öğretme ve yaşatma hakkı olacak. 
 
GÜL-BABACAN İLİŞKİSİ
 
Ekonomik krize Koronavirüs salgınına bağlı yeni bir krizin ilave olunduğu şu günlerde Babacan’ın 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile basit ihtilaflarını büyüterek DEVA Partisi’ni “Ölü doğdu” diye niteleyenleri kale almamak lazım. 
 
Bu güruh halkın krizden, yasaklardan ve ümitsizlikten ne kadar mustarip olduğunun ya farkında değil ya da Saray korkusu ile algıcılık yapıyor. Gül ile Babacan’ın hukuk AKP’den çok öncelere kadar uzanır. 
 
Babacan, Gül’ün devlet adamlığı tecrübeleri doğrultusunda istişare ve müzakereye devam edecektir. 
 
Babacan, Türkiye’nin 2001 Krizi’ni aşmasında sayılacak ilk üç ismin başında gelir. 
 
Mevcut kriz aynı zamanda ona dönük beklentiyi de artırıyor. Ayinesi işse kişinin Babacan krizden kurtuluş reçetesini yazabilecek en mütehassıs kişidir. Bu yüzden partiyi kurmadan bile yüzde 2 civarında oy alıyor kamuoyu yoklamalarında. 
 
Birilerinin iddia ettiği gibi Babacan düşük profilli bir parti kurmadı. 
 
Nihat Ergün, Sadullah Ergin gibi AKP’yi zirveye taşıyan isimlerden Ramiz Ongun gibi ülkücü hareketin önde gelen bir ismine varıncaya kadar her biri sahasında, cemiyetinde muteber insanlarla yola çıktı. 
 
Hele hele İbrahim Çanakçı, Birol Aydemir gibi Hazine ve Türkiye İstatistik Kurumu’nda çok parlak hizmetlere imza atmış eski ekonomi kurmaylarını da yanına alması gücüne güç katacaktır. 
 
BÜTÜN PARTİLERDEN OY KAPACAK
 
Partiler için kurucular kurulu mühimdir. Ancak partiler bundan ibaret değildir. Parti meclisi, başkanlık divanı, merkez karar ve yönetim kurulu, merkez yürütme kurulu, genel kurul, il ve ilçe teşkilatları olmayan bir parti Ankara’da tabela partisi olarak kalır. 
 
Babacan istişareye, liyakate ve çok sesliliğe dayalı siyaset anlayışını oturtabilirse AKP’den de diğer partilerden de oy devşirebilecek bir kapasiteye, tecrübeye sahip bir siyasetçi olarak halktan iktidar vekaletini alabilecektir. 
 
Siyasette rekabet hep halkın menfaatine netice verir. Son yıllarda monopol bir yapıya dönüşen siyaset artık zorlayıcı bir rakibe kapılarını araladı. 
 
Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yeter ki Babacan fırsatları kaçırmasın, tehditleri de hafife almasın...   

 



İlgili konular

Akrep Nalan

5 Mart gün özeti

6 ay önce

Günün önemli haber başlıklarını sizlerle paylaşıyoruz...Devamını oku
KHK

İktidarın zulmüne uğrayan KHK’lı hakim ve savcılara bir darbe de CHP’den

7 ay önce

HSK, KHK’lı 8 hakim ve savcının itirazlarını oybirliği ile reddederken, karara CHP’li ve İyi Partili üyelerin de destek vermesi dikkat çekti....Devamını oku