Yazarlar

Allah müstehakınızı versin!

2 yıl önce

Yalnız kendini akıllı zannedenler!


Hayra davet eden hayırda yarışmamızı hatta başkalarına örnek davranışlar sergilememizi isteyen bir dinin mensuplarıyız. Oysa tarifi mümkün olmayan ve anlamakta gerçekten çok zorlandığımız bir dönemden geçiyoruz.
 
Ne kadar koca yürekli iyi insan(kadın/erkek) varsa sarma, dolma, börek yapıp kermeslere katkıda bulunmak ve fakir öğrencilere yardım etmek, burs vermek suçundan zindanlara atılmış durumda!
 
Elbette bunu mevcut iktidar böyle yalın haliyle değil bir şeytanlaştırma ile yandaşlarına ustaca arz etmesini çok iyi biliyor. Fakir, gariban ve ihtiyaç sahibi insanlara yardım etmek elindekini avucundakini paylaşmak için daha çok düşünmek zorundasın.
 
Eğer yardım etmeyi ve paylaşmayı göze almışsan bil ki yatmayı göze alacak kadar pek gözü karasın!. İşin şaka tarafı bir yana ülke olarak millet olarak bu coğrafyada bunu hak etmek için ne yaptık acaba!
 
Oysa mevcut siyasal iktidarın örnek aldığını her fırsatta dile getirip diline sakız ettiği İslam dini AKP’nin uygulamalarının fersah fersah uzağında.
 
Adeta Kur’an bir vadide ve AKP zihniyeti ve yandaşları başka bir vadide yaşıyor gibi!. Zira Kur’ân-ı Kerîm insanı her zaman iyilik ve takva üzere yardımlaşmaya, hayra ve hayırda yarışmaya davet eder.
 
Ve yine yüce kitabımız günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayı, zulmü ve Allah'a karşı gelmekten sakınmayı emreder. Bugün ‘Halifelik’ iddiasında bulunacak; bir yandan ‘mehdi’ için hazırlık yapacak ve bir yandan da yönetiminiz, mesuliyetiniz altındaki ülkede işlenmedik cürüm, şenaat, denaet ve ahlaksızlık kalmayacak. İçki, kumar, faiz, zina kontrolünüzde olacak ve siz ‘halifelik’ iddiasıyla yatıp kalkacaksınız!
 
Ve hayırda yarışanlar de azılı bir katil muamelesi görüp zindanlara tıkılacak, dişiyle tırnağıyla elde edilen kazanımlar gasp edilecek ve siz Müslüman olduğunuzu söyleyerek meydanlarda nutuk atacaksınız öyle mi?
 
İktidar tarafından bu toplumun yüreğinden ‘iyilik yapma’ ve ‘fazilet’ duygusunu söküp atmaya yeminli bir anlayış sergilenmesi ne acı. Çok dikkat etmek lazım zira bu anlayış ve hastalıklı yaklaşımların sonucu Allah korkusunun kalplerde azalıp yok olmasına kadar gidebilir!
 
Oysa bu coğrafyada iyilik ve güzellikler hâkim olmalıydı. Her bir fert, bütün anlayışların merkezine önce ‘başkaları için yaşama’ anlayışını koyabilmeliydi. Önce kendisi için değil en yakınından en uzağına çevresindekileri koruyup kollayıp gözetebilmeliydi.  
 
Bir küçük tebessümün tatlı bir gülüşün bile ‘sadaka’ kabul edildiği ve değer verildiği anlayışı benimsediğini söyleyenlerin yıllar yılı üstelik de sosyal medyalardan diğer Müslümanlar hakkında çemkirip yalan/yanlış iftiralarda bulunmaları gelinen son noktayı da acı bir şekilde bizlere gösteriyor maalesef!
 
Kendileri kazanma kuşağında kaybederlerken bu toplumun da genleri ile oynayarak adeta toplu bir felaketin müsebbibi olmayı başarmış bulunuyorlar.
 
En acı olan durumlardan biri de alnı secdeli on binlerce Anadolu insanını ötekileştirmenin ‘Diyanet’ eliyle gerçekleştirilmiş olması. İnsan olan insanın aklı, havsalası almıyor.
 
Peygamberimiz henüz yirmili yaşlarında müşrikler tarafından hayır işleri için oluşturulan ‘Hılfu’l-fudul’ adı verilen derneğe üye olmuştu. Öyle ki bu kuruluş, yalnız bir kurum değil, aynı zamanda temel ahlâkî ilkelerde anlaşan farklı dünya görüşlerine sahip insanların zulmü engellemek için bir araya geldikleri bir ittifak idi.
 
Bugün iktidar ülke içerisinde benzer yapılara üye olanlara adeta kan kusturmayı başarmış durumda. 
 
Dernek üyeliğinden yıllarını zindanlarda geçiren binlerce masum var bu ülkede. Ve ‘Müslümanım’ diyen sarıklı/sakallı/cübbeliler taifesi ellerine geçirdikleri saltanat nimetlerinin altında –yazık ki- ezilmiş durumdalar.
 
Şimdiden sonra sıkıysa bu milleti bir derneğe bir yardım kuruluşuna üye yapmaya çalışın! Neticesi hak etmediği sıkıntıları yaşamak ve hapishane olduktan sonra artık bu milleti zor ikna edersiniz. Kısaca bu toplumu iğfal etmeyi başarmış AKP iktidarının kekremsi ve bozuk anlayışının getirdiği son noktadır bu maalesef!.
 
Bugün İnsanın yaşadığı coğrafyanın korunmasını ve her türlü canlının haklarını savunmayı önemseyen bir din anlayışından orman bırakmamaya adeta yemin etmiş bir iktidar var karşımızda.
 
İktidarın, bırakın her canlıyı kendi vatandaşını dışlayan virüslü bir anlayışa evrilmesi ne acıdır!. AKP tarafından her argüman hedeflerine gidilmesi için mübah görülüp kullanılmış vaziyette.
 
Yaratılanı yaratandan ötürü sevme anlayışı teoriden ileri götürülemedi bu ülkede. Daha çok yakın bir zamanda(2013) diyanet hutbelerinde sadece cami üyeliğinin bir mü’mine yetmeyeceği, insanlara hayırlı hizmetler götüren farklı dernek ve vakıflara da üye olunması gerektiği tahşidatı yapılmıştı cami kürsülerinden.
 
Önce teşvik et ve sonra da azılı birer cani gibi derdest et zindanlara doldur masumları öyle mi! Ey AKP!. Hangi davranışınıza ve hangi icraatınıza bakılsa nahoş kokular sarıyor dört bir yanı.
 
Ülkeyi yaşanmaz bir coğrafyaya çevirmeyi başardınız ya size öylesine bile olsa ‘helal olsun’ demek gelmiyor içimden. Allah müstehakınızı versin e mi?

 



İlgili konular

Prof. Dr. Huriye Martı

Diyanet: Zengin zenginle evlenmeli

6 ay önce

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı, insanların dengiyle evlenmesi gerektiğini ifade etti....Devamını oku
kendine

Zenginin gözü doymadan fakirin karnı doymaz!

2 yıl önce

Kendine Muhabir vatandaşa yine mikrofon uzattı, ekonomiyi sordu...Devamını oku