Yazarlar

Biden, Erdoğan’la ne konuşacak?

1 ay önce

cumali önal

Başkanlık koltuğuna oturmasının üzerinden neredeyse bir buçuk ay geçmesine rağmen ABD Başkanı Joe Biden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı aramış değil. Üstelik bu süreçte düşman, rakip, dost, müttefik onlarca ülke liderini aramasına rağmen.

Son olarak Suudi Kralı Salman‘ı aradı ve birgün sonra da Veliaht Prens Muhammed bin Salman’ın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkansolosloğu’nda öldürülen Cemal Kaşıkçı suikastinden sorumlu olduğunu öne süren istihbarat raporunu paylaştı.

 

Bununla Biden, Trump döneminde izlenen politikaların bazılarında önemli bir değişikliğe gidileceğini, değişikliğin temelini demokrasi kampını güçlendirmenin oluşturduğu mesajı veriyor.

 

Ortadoğu’da İsrail’den sonraki en yakın müttefiki olan Suudi Arabistan’a karşı sert adımlar atan Biden yönetimi birkaç gün önce de Trump’ın başkanlığının son günlerinde terör listesine aldığı Yemenli Husileri (Ensarullah) bu listeden çıkarmış, Suudi yönetiminin Yemen’de silahlarını kullanmasını da yasaklamıştı.

 

Biden Ortadoğu’da izleyeceği poliitikaların diğer bi ipucunu da İran konusunda veriyor. Yine Trump’ın iptal ettiği İran’la 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşma olan Ortak Kapsamlı Eylem Planı’na (JCPOA) geri döneceğini açıklayan Biden, diğer yandan da İran’ın yayılmacı planlarına göz yummayacağı mesajı verdi ve geçtiğimiz günlerde Suriye’deki İranlı milislere ait hedefleri vurdu.

 

İran’dan sonra bölgede ABD ve müttefiklerinin başını ağrıtan ülkelerin başında şüphesiz Türkiye geliyor. Son yıllarda en az İran kadar yayılmacı bir politika güden Türkiye, Suriye, Irak, Dağlık Karabağ ve Libya’da savaş yürütürken, Somali, Katar, Yemen, Doğu Akdeniz’de rakip güçlerle fiili bir mücalede içinde yer alıyor.

 

Bununla da kalmayarak Avrupa Birliği’ne karşı mültecileri koz olarak kullanıyor, Rusya ile yaptığı ittifakı, bu ülkeden aldığı silahları ABD ve diğer NATO ülkelerine karşı birer şantaj unsuru olarak kullanıyor.

 

Bu atmosfer altında Biden Erdoğan’ı ararsa ne konuşacak? Şüphesiz Türkiye’nin Batı dünyası için önemli bir konumda olduğunu vurgulayacak ve eski mutlu mesut günleri yadedecek. Peki devamında?

 

Biden’ın Erdoğan’ı araması durumunda soracağı çokça sorusu olduğu kesin.

 

Mesela demokrasi ve insan hakları konusunda Erdoğan’ı alkışlayacak mı? Yüzbinlerce insan hapishanelerde çürütülürken ya da soruşturmalara maruz kalırken, onlarca muhalif belediye başkanı tutuklanarak yerlerine kayyımlar atanırken, gazetecilere nefes dahi aldırılmazken, üniversiteler yandaş çöplüğüne dönüştürülürken Biden’ın tüm bunları göz ardı etmesi beklenemez. Üstelik de başkanlık kampanyaları boyunca demokrasi ve insan haklarına sıklıkla vurgu yapmışken.

 

İkincisi ve belki de en önemlisi Erdoğan’ın Türkiye’yi coğrafi konumundan dolayı vazgeçilmez bir ülke olarak gösterme çabasına Biden ne diyecek?

 

Şu ana kadar hem kendisi ve hem de kurmaylaranın Erdoğan ve hükümetini kaale almamış olması Türkiye’nin çok da vazgeçilmez olmadığını ortaya koyuyor. Türkiye gibi üçüncü sınıf bir güce (birinci sınıf güçler süper güçler; ABD ve Çin gibi, ikinci sınıf güçler Almanya, Fransa, Jaonya gibi ülkeler) her zaman alternatif bulunur. Ayrıca Türkiye’nin bölgede İran ve Rusya’ya karşı bir dengeleyici unsur olduğu da şehir efsanesinden öteye geçmiyor.

 

Üçüncüsü Türkiye’nin Libya ve Suriye’de izlediği yayılmacı politikaları alkışlayacak mı? Libya’da Avrupa Birliği’nin daha aktif bir rol almasını isteyen Biden Yönetimi’nin Suriye’de de Obama ve Trump’ın tersine Kürtleri yüzüstü bırakmayacağı kesin. Bu durumda Erdoğan‘ın, Trump’tan aldığı vizenin Biden tarafından uzatılması söz konusu olmayabilir.

 

Dördüncüsü de Doğu Akdeniz. Bu bölgede ABD’nin Türkiye’nin yayılmacı politikalarına müsamaha göstermeyeceği kesin. Türkiye her Avrupa Birliği zirvesi öncesi araştırma gemilerini bölgeden çekip, zirve sonrası tekrar gönderemeyecek. Veya Trump’la yaptığı gibi Biden’la bölgeyi pazarlık unsuru yapamayacak.

 

Şüphesiz Biden telefon ettiğinde en fazla da S-400’leri soracak. Erdoğan’ın bu konuda dersini iyi çalışması gerekiyor çünkü Biden’ın bu konuda ayak oyunlarına gelmesi mümkün değil. ABD başkanları içinde belki de en tecrübelilerinden biri olan Biden’ın yıllardır Erdoğan’ı izlediğini ve birkaç kez de ayağına bastığını bilmemiz gerek.

 

Aynı şekilde Halkbank davasını da Biden açmazsa, Erdoğan’ın açması ihtimal dahilinde. Çünkü Trump’ı belki de her hafta arayan Erdoğan’ın birinci gündem maddesi her zaman Halkbank’tı. Bunu Biden’le da devam ettirmesi kesin. Ancak vereceği cevap belli; Yargıya müdahale edemeyiz.

 

Elbette iki ülke arasındaki sorunlar bunlarla sınırlı değil.

 

Trump Erdoğan’la kurduğu şahsi ilişkilerle tüm sorunları sümen altı ettiğinden ya da önemsemediğinden her konunun yeniden masaya yatırılması ve yeni stratejilerin belirlenmesi gerekebilir. Tıpkı Putin gibi Erdoğan da ne ABD’de ve ne de Avrupa’da sevilmeyen bir isim. Kimse bu ikisiyle çok fazla medyaya poz vermek istemiyor. Böyle olduğu için de Biden’ın Erdoğan’ı arasa dahi sonraki süreçte çok fazla muhatap olması beklenmiyor. Bu durumda da Erdoğan’ın Biden’a yakın onun üzerinde etkili olabilecek önde gelen isimleri markaja alması beklenebilir.

 

Ancak Erdoğan’ın bu isimleri etkileyebilmesi için bir hikaye sunması gerekiyor.

 

Türkiye’nin konumu eşsiz, Rusya ve İran’a karşı büyük bir denge unsuruyuz hikayesinin hiçbir karşılığı yok artık. Biz Suriyeli mültecileri tutuyoruz, yoksa Avrupa’yı istila ederler efsanesi de işe yaramaz. Hele hele ılımlı İslam’ı temsil ediyoruz türü gerçek üstü yaklaşımları hiç kimse satın almaz.

 

Bu durumda Erdoğan ne yapacak?

 

Önünde iki yol var..

 

Ya bildiği şekilde devam ederek Rusya, Çin ve İran’la daha da yakınlaşacak…

 

Veya taviz üstüne tavizler verecek..

 

Peki taviz vermeyi seçerse, bu tavizler neler olacak?

 

Birincisi sınır ötesi operasyonları artık istediği gibi yapamayacak ve özellikle de Kürtleri hedef alamayacak.

 

İkincisi Doğu Akdeniz’de hayali sınırlar çizemeyecek, istediği gibi sondaj gemilerini başka ülkelerin üzerinde hak iddia ettiği sulara gönderemeyecek.

 

Üçüncüsü S-400’leri bir daha kullanılmayacak şekilde hangara kaldıraacak veya Rusya’ya iade edecek.

 

Dördüncüsü Halkbank’ın ödeyeceği cezaları kabullenecek.

 

Beşincisi insan hakları, demokrasi konularında göstermelik programlarla kimseyi kandıramayacak.

 

Erdoğan’ın Rusya ile yoluna devam etmesi durumunda ise Erdoğan’ın çok hayrına olmayacak gelişmeler yaşanabilir. Öncelikle ABD Suriye’de Rusya ile birlikte çalışmayı planlayabilir. Bu tür bir çalışmada ise Türkiye çok rahatlıkla devre dışı bırakılabilir. Aynı şekilde Libya’da da ABD ve Avrupa Rusya ile işbirliğine giderek Türkiye’nin bu ülkeyi terketmesini sağlayabilir. Türkiye’nin savaşın seyrini değiştiren dronlarını ABD ve Rusya’ya karşı kullanması söz konusu olabilir mi?

 

Ve ABD tüm bunların üstüne Avrupa’yı da yanına alarak silah ambargosunu genişletebilir ve ekonomik birtakım yaptırımlara gidebilir.

 

Erdoğan’ın IŞİD ve El Kaide örgütleriyle bağlantılarını deşifre edebilir.

 

15 Temmuz konusunda Erdoğan’ın tezlerini başta ABD olmak üzere hiçbir demokratik ülke ciddiye almıyor. Bununla ilgili kamuoyuna bazı bilgiler servis edilebilir.

 

Erdoğan’ın yurt içi ve yurt dışındaki para kaynaklarıyla ilgili bilgiler paylaşılabilir.

 

Kısacası Erdoğan’ın Biden aradığında bir hazırola geçmesi gerekebilir. Nasıl ki geçtiğimiz yıl Suriye’de 34 Türk askeri şehit edildikten sonra apar topar Moskova’ya koşan –ki randevu almak için de yaklaşık 10 gün bekledi – ve kapıda bekletilen Erdoğan şu anda da benzer bir muameleyi Biden’dan görüyor.

 

Her konuda Türkiye’nin en iyi olduğunu taraftarlarına hikayelendiren Erdoğan’ın sözleri Türkiye sınırlarının dışında herhangi bir yankı bulmuyor.

 

Artık nefesimizi tutarak Biden’ın Erdoğan’ı aramasını bekleyeceğiz.



İlgili konular

erdoğan

Erdoğan: İşbirliğimiz hiçbir surette üçüncü ülkelere karşı değildir

5 saat önce

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski, Ankara'daki baş başa ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı gerçekleştirdi. Erdoğan, "Mevcut krizin Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ve uluslararası hukuk temelinde barışçıl, diplomatik yöntemlerle çözülmesi gerektiğine inanıyoruz" diye konuştu....Devamını oku
cezaevi

‘Big Brother’ cezaevinde

1 gün önce

AKP, tutuklu ve hükümlülerin telefon görüşmelerinin dinlenmesi ve kaydedilmesi için Meclis’e teklif sundu....Devamını oku