Yazarlar

Dibeybe hükümeti paralı asker kanserinden kurtulabilecek mi?

2 hafta önce

Dalia Ziada

Geçtiğimiz ay göreve başlayan Libya Ulusal Birlik Hükümeti, yılların birikimi sıkıntılardan Libya’yı kurtarmak için ciddi uğraşlar veriyor. Önümüzdeki yıllar, geçmişin yıkımlarını düzeltmekle geçecek.

 

Dalia Ziada

 

Memlektin dört bir yanına yayılmış terör grupları, aralarında Kaddafi’yi deviren Arap Baharının başladığı zamanlarda henüz çocuk olan onbinlerce Libyalı gençlerin de bulunduğu 300 tane silahlı milis gücün oluşturduğu ve hala da devam etmekte olan kargaşa ortamını düzeltmekle geçecek. O silahlı Libyalı gençler, memleketlerini, sadece iç ve dış savaşların yapıldığı bir alan olarak görerek büyüdüler.

 

Bir çok uluslararası ve bölgesel güç, Libya’nın içine düşmüş olduğu bu zaaftan yararlanmaya kalktı. Değişik gerekçe ve söylemlerle -içlerindeki asıl gerçeği gizleyerek- kendilerinde Libya’ya müdahale hakkı gördüler. Libya’nın petrol kaynaklarının çokluğu ve bir çok Avrupa ülkesinin enerji kaynağı olan hidrokarbon gazının bol olduğu Akdenize Libya’nın sınır olmasının getirdiği coğrafi konumun bu müdahalede etkisi inkar edilemez.

 

Libya Ulusal Birlik Hükümeti’ni bekleyen zorlukların başında ülkenin doğusunda ve batısında birbiriyle çatışmakta olan grupların birleştirilmesi gelmekte. Bu yıl sonunda -7 aydan daha az bir sürede- yapılacak başkanlık ve parlamento seçimlerine ülkeyi hazırlamak da hükümeti bekleyen diğer bir zorluk.

 

BM, Libya’yı destekleme delegasyonu ile yapılan anlaşma gereğince belli bir zaman cetvelinde tüm bunların gerçekleştirilmesi gerekmekte. Temmuz ayına kadar seçimler için siyasi ve kanuni plan hazır olmalı. Bu plan, farklı siyasi gruplar lehine çalışan milis güçler arasında askeri çatışmaların fitilini ateşleyebilir. Hükümeti bekleyen diğer bir zorluk da, ülkede bulunan ve siyasi dönüşümün önündeki en büyük engel olan yabancı askeri güçler ve bunlara bağlı onbinlerce paralı askerlerin tümünün Libya’dan çıkarılması.

 

Libya Başbakanı Abdülhamid Ed-Debibe, parçalanmış Libya cesedi üzerindeki yabancı güçlerin çekişmelerine bir sınır koymadan, o ülkeleri, askeri güçlerini ve onlara bağlı paralı askerlerini geri çekmeye onları ikna etmeden yüklendiği misyonu yerine getiremeyeceğini iyi kavramış durumda.

 

Ed-Debibe, resmi olarak 3 Mart’ta Ulusal Birlik Hükümetinin başına geçtiği günden beri, Libya dosyasında etkili olan Rusya, Türkiye, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelere önemli ziyaretler gerçekleştirdi. Bu ülkelerin yıllardır yaşanmakta olan iç savaşa olumlu yada olumsuz etkisi oldu. İç savaş, 2020 yılında, daha önce görülmedik sayıda ülkeye gelen paralı askerlerle zirveye çıktı.

 

Geçtiğimiz Ekim ayında imzalanan ve BM tarafından ilan edilen ateşkes anlaşmasına göre Libya içinde, çoğu Suriyeli 20 binden fazla paralı asker bulunmakta. Bu paralı askerlerin çoğu 2019 Aralık ayında Türkiye’nin önceki Libya hükümeti ile askeri anlaşmayı imzaladığı günden beri Trablus merkezli Türk Askeri Güçler Komutanlığı’na bağlı çalışmakta. 2020 yılı boyunca Libya’ya gönderilen subay ve askeri uzmanlardan oluşan Türk askerlerinin sayısı 3 bini geçti. Bunlar, Ulusal Vifak Hükümeti’nin milislerinin ve sayısı yaklaşık 18 bini bulan ve Suriye İnsan Hakları Gözlem Evi’nin verilerine göre çoğu Suriyeli olan Türkiye’nin getirdiği paralı askerlerin komutasını üstlendiler. Bu sayının, Libya’nın doğusunda Halife Hafter komutasındaki Libya Ulusal Ordusu’nu destekleyen  sayısı üç bin olan Rusya’nın paralı askerlerinin sayısıyla karşılaştırıldığında çok büyük olduğu anlaşılacaktır.

 

ABD Başkanı Biden yönetiminin göreve başlamasının ilk haftasında, Amerika Birleşik Devletleri Birleşmiş Milletler Büyükelçi Yardımcısı Richard Merrill Mills Jr., Rusya, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni, Libya’nın egemenliğine saygı göstermeleri, içişlerine karışmaktan vazgeçmeleri ve tüm yabancı güçleri Libya’dan çekmeleri çağrısında bulundu.

 

Geçtiğimiz Ekim ayında BM gözetiminde imzalanan ateşkes anlaşması gereği Libya’da bulunan tüm yabancı güçler ve onlara bağlı paralı askerlerin geçtiğimiz 23 Ocak itibariyle ülkeyi terketmesi gerekiyordu. Belirlenen sürede hiç bir yabancı güç, özellikle de Türk ve Rus güçleri Libya’dan çıkmadı. Geçtiğimiz Aralık ayında TBMM, Türk askerlerinin Libya’da, 18 ay daha kalabilmesi için önceden belirlemiş olduğu süreyi uzattı.

 

Türkiye, genel olarak Libya dosyasında Mart ayı ortalarında eşi görülmemiş bir esneklik gösterdi. Özellikle de paralı askerler konusunda. Türkiye’nin, Türkiye-Libya ilişkilerindeki bu esnekliği, belki de önceki dönemde iki ülkeyi birbirine bağlayan askeri alanda yürütülen ilişki biçiminden daha genel ve daha kapsamlı diplomatik eşitliğe dayalı yeni bir ilişki biçimi kurma arzusundan kaynaklanıyordur. Türkiye, kendisine bağlı paralı askerleri belli periyotlar dahilinde çekme kararı aldı. Bunu tabi Libya Hükümeti ile koordineli bir şekilde yapıyor. Ta ki Türkiye, iki ülke arasında Ulusal Birlik Hükümeti zamanında geçen sene imzalanan askeri anlaşmanın devamlılığını sağlayıp ilk nüvelerini oluşturduğu Libya Ordusuna destek, eğitim ve danışmanlık hizmetleri verebilsin.

 

Türkiye Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın geçen sene sonundaki açıklamalarına göre Türkiye, Milli Savunma Üniversitesi’nde eğittiği Libya’lı askerlere ek olarak Libya’daki Türk kamplarında 3 bin Libya askerini eğitti. Burada şunu da vurgulamak gerek, Türkiye’nin eğittiği milislerin büyük çoğunluğu Libya’nın batısındaki siyasi gruplara ve Vifak Hükümetine bağlı milislerdi.

 

Diğer yönden Rusya da paralı askerlerini Libya’dan çekmeye hazır gözükmüyor. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un geçen hafta Kahire ziyareti sırasında Mısırlı bir gazetecinin Rusyanın paralı askerlerini Libya’dan çekip çekmeyeceği sorusuna cevap vermekten kaçındı. Lavrov diplomatik kapalı bir cevap verdi. Ülkesinin BM kararlarına ve 5+5 askeri grupların aldığı kararlara uyduğunu söylemekle yetindi. Bundan bir kaç gün sonra Libya Başbakanı Abdülhamid Ed-Debibe Rusya’ya gitti. Rusya Savunma Bakanı’nın yanında başka Rus yetkililerle de görüşmeler gerçekleştirdi. Ed-Debibe paralı askerlerin Libya’dan mutlaka çıkarılmasını ve iki ülke arasındaki askeri işbirliğinin de güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Tam bu esnada 16 Nisan’da BM Güvenlik Konseyi kararı geldi. Karar, uluslararası toplumun, Ulusal Birlik Hükümeti’nin içteki milisler ve dıştan gelen paralı askerlere karşı yürüttüğü çalışmayı destekler mahiyetteydi. BM Güvenlik Konseyi oy birliği ile Libya’daki siyasi durumu desteklediğini ve yabancı güçler ve onlara bağlı paralı askerlerin Libya’yı, gecikme veya öteleme yapmadan acilen terketmeleri çağrısında bulundu. Güvenlik Konseyi, Libya’da çatışmakta olan gruplar arasındaki ateşkesi gözlemlemek için altmış sivil komiserlerden oluşan bir ekip göndermeye karar verdi.

 

Tüm bunlara rağmen şu soru hala cevapsız: Yerel, bölgesel ve uluslararası tüm bu çabalar Libya’nın paralı askerler ve dış müdahaleler kanserine şifa olacak mı? Eğer tüm bunlar BM’nin belirlediği önümüzdeki bir kaç ay içinde gerçekleşirse bir mucize olur.

 

 



İlgili konular

Çavuşoğlu

Çavuşoğlu: İşbirliğinden Mısır da çok karlı çıkacaktır

10 saat önce

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "(Mısır'la) Önümüzdeki süreçte ilişkileri normalleştirmek için atılabilecek adımlar konusunda görüşmeler devam edecek" açıklamasını yaptı....Devamını oku
libya

Çavuşoğlu Libya'da kritik açıklamalarda bulundu

3 gün önce

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, resmi ziyaretler için gittiği Libya’da mevkidaşı Necla Manguş ile düzenlenen basın toplantısında, "Libya'nın bütünlüğü, egemenliği, bağımsızlığı ve siyasi birliğinin muhafazasına önem veriyoruz" diye konuştu....Devamını oku