Politika

Erdoğan'ın paraya boğduğu Diyanet, Bulgaristan'da istenmiyor!

2 yıl önce

Erdoğan'ın paraya boğduğu Diyanet, Bulgaristan'da istenmiyor!


BBC'ye açıklama yapan Avrasya analisti Eşref Yalınkılıçlı (23 Mayıs 2019) yurt dışında camilerin yanı sıra kültür ve eğitim alanında da yapılan yatırımları, "2009'dan sonra Türklerin sadece askeri gücüyle NATO'nun en büyük ikinci ülkesi olarak anılmaktan ziyade, ekonomik rahatlığın da verdiği özgüvenle yumuşak gücü devreye sokma girişimiydi bunlar" diyor.
 
"Türkiye, içeride inşa etmek istediği kimlik unsurunu dışarıda da yaymak istiyor" diyen Yalınkılıçlı, hükümetin 'İslam dünyasının liderliğine oynama düsturuyla' da hareket ettiğini aktarıyor.
 
Yalınkılıçlı, Balkanlar'da daha çok "Davutoğlu'nun Dışişleri Bakanı ve Başbakan olduğu dönemde atfedilen 'yeni Osmanlıcı vizyon' ile hareket edildiğini" belirtirken, Orta Asya'da 1990'larda ortaya çıkan 'yeni Türkçü motivasyonunun' daha etkili olduğunu vurguluyor.
 
Ancak Türkiye'nin özellikle Balkanlarda izlediği politikalar hem Avrupa Birliği, hem de bölge ülkelerinde tepkiyle karşılanıyor.
 
Türkiye, Suriye ve Libya gibi ülkelerde 'hard diplomasi' yürütürken, başta Balkanlar ve Orta Asya olmak üzere bazı ülkelerde ise din eksenli 'soft power' politikası izliyor.
 
TİKA ve TDV aracılığıyla yürütülen faaliyetlerde camiler inşa edilirken, Osmanlı döneminden kalma kervansaray, han, köprü, cami, mescid vb tarihi eserler restore ediliyor.
 
Son yıllarda Türkiye'nin ilgi alanına giren ülkelerin başında ise Bulgaristan geliyor.
 
Avrupa'da en büyük Müslüman azınlığa sahip olan (yüzde 15) 7 milyon 500 bin nüfuslu Bulgaristan, Yunanistan'la birlikte Osmanlı İmparatorluğu'nun en uzun süre hüküm sürdüğü ülkeler.
 
İktidara geldiği 2002 yılından itibaren Osmanlı İmparatorluğu sınırları üzerinde kurulu ülkelerle yakın ilişkiler içine giren AKP hükümeti, dünyada gittikçe artan Selefi/Vahhabi tehlikesine karşı Türkiye'nin ılımlı İslam anlayışını panzehir olarak sundu ve bu durum da dünyada büyük bir destek gördü.
 
Bu durumu European Journal of Turkish Studies'teki (2018/27) makalesinde Ahmed Erdi Öztürk şu şekilde izah ediyor: Bu ülkelerin Diyanet ile işbirliğine girme sebeplerinin başında Selefi/Vahhabi grupların güç kazanmalarına engel olmak içindi. Türkiye'nin laik yapısı bu süreçte önemli bir rol oynadı.
 
Bulgaristan, Arnavutluk, Makedonya, Azerbaycan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan Diyanet'i davet etti. Diyanet de bu ülkelerde denetim rolü oynamaya ve bu ülkelerle karşılıklı anlaşmalar imzalamaya başladı.
 
Fransa Cumhurbaşkanı Nisan 2018 Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada Türkiye ve Rusya'yi birlikte anarak, Balkanların Türkiye ve Rusya'ya dönmesini istemediğini söyledi.
 
Kosova’nın eski İsveç Büyükelçisi ve Kosova Politika Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (KIPRED) Genel Müdürü Lulzim Peci ise, Kosova’da inşa edilen camilerin Erdoğan’ın İslamcı vizyonunu yayma amaçlı siyasi kurumlar olduğunu belirtiyor.
 
Amerikalı akademisyen Alon Ben Meir'in kendi internet sitesinde 'Diyanet: Erdoğan’ın Balkanlardaki İslami Aracı' başlıklı makalesine göre Peçi, “Kosova ve Arnavutluk’ta, cami inşa etmek için on milyonlarca dolarlık yatırım yapmak, Türkiye’nin üstünlüğünün ve nüfuzunun sadece dini değil, aynı zamanda politik olarak da sembolü anlamına geliyor” diyor.
 
Türkiye’deki başarısız darbe girişiminden bir gün sonra, Arnavut ve Boşnaklar kalabalık gruplar halinde Makedonya, Bosna, Arnavutluk ve Kosova’da Erdoğan ve hükümetine destek gösterileri yaptılar. Ben Meir'in makalesine göre tarihçi ve Güneydoğu Avrupa meseleleri uzmanı olan Kemal Ahmeti, “Bu, Erdoğan’ın Balkanlar’da ve diasporada istediği zaman kullandığı potansiyeli ve mekanizmaları açıkça ortaya koydu” diyor.
 
Erdoğan'ın din üzerinden yayılmacı politikalarına karşı ilk karşı çıkanlar ise Romanya Müslümanları oldu. 2015'te Türkiye ve Romanya arasında imzalanan protokolle 2017 yılı sonuna kadar başkent Bükreş'te inşa edilmesi kararlaştırılan Güney Doğu Avrupa'nın en büyük cami projesi artan tepkiler üzerine maliyetinin yüksek olduğu gerekçesiyle geçtiğimiz yıl iptal edildi.
 
Rumen tarihçi Ionut Cojcocaru, küçük bir Müslüman azınlığın bulunduğu ülkede devasa bir cami inşa etmenin tuhaf olduğunu belirtiyor. Cojcocaru, "Bu tam olarak Türkiye'nin izlediği yeni Osmanlı politikasını tüm Balkanlara yayma stratejisinin bir parçasıdır" diyor.
 
Bulgaristan'daki Türk ve Müslümanlarla ilgili konular ise özellikle AKP iktidarı döneminde sıklıkla gündeme geldi. İki ülke arasında 1998 yılında imzalanan protokolle Bulgaristan'da görev yapan yaklaşık 600 imamın maaşıyla cami ve dini kurumların masraflarının bir kısmının Türkiye tarafından karşılanması karara bağlanmıştı. Ancak AKP hükümeti döneminde izlenen politikalar, bu ülkedeki Müslüman Türk azınlığı olumsuz etkilemeye başladı.
 
Türkiye'nin Müslümanlar üzerinden Bulgaristan'ın içişlerine müdahale ettiğini öne süren milliyetçi Vatansever Cephe, 2016 yılında yargıya giderek Bulgar dini toplulukları yabancı müdahalelerine karşı korumak için önlem alınmasını istedi.
 
Cephe'nin liderlerinden Krasimir Karakaçanov, yeni düzenlemelerle özellikle Türkiye'nin İslami kurumlar üzerinden Bulgaristan'ın içişlerine müdahale edilmesini engellemeye çalıştıklarını belirtti.
 
Aynı yıl Türkiye'nin Bulgaristan'daki Türkleri mobilize etme çabaları diplomatik krize de dönüştü. Bulgaristan’da çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi lideri Lütfi Mestan’ın 2015 yılındaki Türkiye-Rusya uçak krizinde Ankara’nın tarafını tutması yüzünden partiden ihraç edilmesi, Türkiye ile ilişkilerde gerilime neden oldu.
 
Akabinde Bulgaristan, Türkiye’nin Burgaz Başkonsolosluğu’nda görevli ataşe Uğur Emiroğlu’nu, ülkenin içişlerine karıştığı gerekçesiyle Şubat 2016'da ‘istenmeyen adam’ ilan etti. Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı, Emiroğlu’nun diplomatik görevine uygun olmayan faaliyette bulunduğunu ve ülkeyi terk etmesi için kendisine 72 saat süre verildiğini kaydetti.
 
Bulgar basını, Emiroğlu’nun “diplomatik pasaportlu bir imam olduğunu”, Mestan’ın tarafında yer aldığını ve sık sık Türk toplumu temsilcisi olan din adamları ile buluşarak istişarelerde bulunduğunu iddia etti.
 
Bulgar basınının iddiasına göre Türkiye ise cevap olarak Bulgaristan’ın İstanbul Başkonsolosu Angel Angelov’u ‘istenmeyen adam’ ilan etti
 
Sonraki yıl yapılan seçimlerin akabinde Bulgar milliyetçi partilerinin harekete geçmesiyle 2017'deki geçici hükümet Türkiye ile imzalanan anlaşmayı feshetti. Böylece imamlar ve dini kurumlar ödenek alamadığından büyük bir borç batağı ile karşı karşıya kaldı.
 
Mestanlı, Rusçuk ve Şumnu'da üç İman Hatip Lisesi ve Sofya Yüksek İslam Enstitüsü'nün giderleri de dahil her yıl Diyanet İşleri Başkanlığı Bulgaristan Müftülüğü'ne resmi yollardan bir milyon euroluk yardımda bulunuyordu.
 
İlişkilerde Türk azınlık üzerinden devam eden gerginliğin sona ermesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2011 yılında restorasyon çalışmalarına başlanan ve bu yıl Ocak ayında bitirilen Sveti Stefan Bulgar Kilisesi'nin açılış törenine Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov'u da davet ederek görkemli bir seremoni gerçekleştirdi.
 
Erdoğan törende yaptığı konuşmada, Borisov'un beraberinde Bulgaristan Başmüfütüsü Mustafa Aliş Hacı'yı da getirmesinin sürece pozitif katkı sağladığını dile getirerek, “Gerek yenilenen eserlerin gerek eski eserlerin bakım ve muhafazasının da Bulgar dostlarımızca layıkıyla yapılacağından şüphe duymuyorum.
 
Bulgar devletiyle dayanışma ve iş birliği içinde yürüttüğümüz bu projenin diğer benzeri projelere ilham kaynağı olmasını diliyorum" dedi.
 
Ancak gerginlik bitmek yerine bu yıl Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun belediye başkanlığı seçimleri için 27 Mart'ta Tekirdağ'da yaptığı konuşmada Bulgaristan Müftülüğü'nün 4 milyon euroluk borcunun ödenmesi ya da silinmesi için devreye girdiklerini belirtmesiyle zirveye çıktı. Konuşmayı protesto eden Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi Hasan Ulusoy'a nota verdi.
 
Bulgaristan Parlamentosu 28 Mart'ta yaptığı düzenleme ile dini grupların borçlarının silinmesini kararlaştırmış, ancak gelen baskılar üzerine borçların on yıl ertelenmesi üzerinde uzlaşmıştı.
 
Erdoğan'ın sık sık yaptığı ve Osmanlı nostaljisi şeklinde yorumlanan konuşmaları da zaman zaman Bulgaristan'ın tepkisini çekiyor. Mart 2018'de Sakarya'da yaptığı konuşma Erdoğan'ın neden Balkanlar ya da Orta Asya'ya ilgi duyduğunu da ortaya koyuyor.
 
Erdoğan konuşmasında, "Bu muhteşem yerden Bosna, Arnavutluk, Makedonya, Sırbistan, Batı Trakya, Kırım, Bulgaristan ve Romanya'daki kardeşlerimi kutlamak istiyorum. Saraybosna, Üsküp, İskeçe, Gümülcine, Kırcaali ve Mostar'da zulme maruz kalan kardeşlerime selamlarımı iletiyorum. Her zaman söylüyorum, bu şehirler fiziki olarak başka ülkelerin sınırları içinde olabilir, fakat onlar bizim manevi sınırlarımızın birer parçasıdır" ifadelerini kullandı.
 
Konuşmaya sert tepki gösteren Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı 13 Mart'ta yaptığı açıklamada uluslararası anlaşmalarla belirlenmiş sınırların değiştirilemeyeceğini açıkladı.
 
BBC Türkçe'nin haberine göre, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın girişimiyle 1975 yılında kurulan Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), bugüne kadar farklı büyüklük ve kapasitelerde yurt dışında 103 cami yaptırdı.
 
"Diyanet İşleri Başkanlığı'nın faaliyetlerine destek olmak, din hizmetlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması ve dini hizmetlerde görev alacak neslin yetiştirilmesi" amacıyla kurulduğu belirtilen TDV'nin internet sitesinde yer alan bilgilere göre, son dönemde yurt dışında 22 cami açıldı, Suriye'de 270 caminin onarımı sağlandı.
 
Bulgaristan, Almanya'dan sonra Avrupa'daki en büyük Türk nüfusunu barındırıyor.
 
Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde görev yapan imamların Türk istihbaratıyla işbirliği içinde olduğu yönündeki haberlerden dolayı Avusturya Diyanet'e ait pek çok camiyi kapatırken, başta Almanya olmak üzere pek çok Batı Avrupa ülkesi de Diyanet'e mensup imamlar yerine kendi ülke vatandaşlarının bu görevi yerine getirmesi için hazırlıklar yapıyor.


İlgili konular

rusya

Rusya, dost olmayan ülkelere doğalgaz tehdidini ileri sürdü

3 ay önce

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Avrupa’nın, Rusya’ya doğalgaz ödemelerini Ruble ile yapmayı reddetmesi durumunda, “Bedavaya doğalgaz sevk etmeyeceğiz” tehdidini ileri sürdü....Devamını oku
üç kuruş

27 Mart gün özeti

3 ay önce

Günün önemli haber başlıklarını sizlerle paylaşıyoruz...Devamını oku