Politika

''Erken seçim artık halkın beklentisi haline gelmiştir''

3 hafta önce

kılıçdaroğlu

Arap basınının önde gelen gazetelerinden Turkey Now, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile röportaj gerçekleştirdi.

Yazılı röportajda Kılıçdaroğlu'nun gündeme ilişkin sorulara verdiği yanıtlar şu şekilde:

 

İç Politika:


- Erken seçim bekliyor musunuz?

 

Türkiye'de halkın ekonomik sıkıntılardan bunaldığı, dış politikanın sıkıştığı, bunun dış yatırımları sınırladığı ve bu kötü gidişin de kolay kolay düzelmeyeceğinin iyice anlaşıldığı bir ortamda, erken seçim artık halkın beklentisi haline gelmiştir. Halk bunu istiyor, ama bu konudaki kararı sadece Erdoğan verecektir. Biz CHP olarak seçime hazırız.


- CHP'nin yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri için en güçlü adayı kim?

 

CHP Cumhurbaşkanlığı seçimi için öncelikle “millet ittifakını” oluşturan muhalefet partilerinin kendi aralarında demokratik ilkeler ve prensipler üzerinde anlaşmalarını önemsemektedir. Yaptığımız temaslarda, millet ittifakını oluşturan partilerinin de bu anlayış içinde olduklarını görüyoruz. Bu ilkeler hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrımı, yargının bağımsızlığı, güçlendirilmiş parlamenter sistem ve Türkiye insanına layık, herhangi bir vesayet altında olmadan hazırlanan yeni bir demokratik anayasa. Seçimlerden sonra bu ilkelerin hayata geçirilmesi muhalefet partilerinin temel hedefini oluşturuyor. Bu safhada isimler üzerinde konuşmuyoruz, zira bunun için henüz zaman var. Seçimler yaklaşırken elbette isimler ve adaylar da konuşulacaktır.


- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Erdoğan'ı kontrol ettiğini düşünüyor musunuz?

 

Erdoğan ve Bahçeli birbirlerine karşılıklı olarak ihtiyaç duyuyorlar. Dolayısıyla kimin kimi kontrol ettiği önemli değil… İkisi de birbirine muhtaç… Çünkü yarattıkları sorunları çözemiyorlar ve sorunların altında eziliyorlar. Aslında çaresizliğin bir araya getirdiği ittifak… Ayrıca Erdoğan'ın bazen söylemek istediklerinin Bahçeli tarafından dile getirilmesini tercih ettiğini düşünüyorum. Daha önce örneğini gördüğümüz gibi, seçim ile ilgili kararlar da bunların başında geliyor.


- Erdoğan neden Bahçeli’ye bağımlı hale geldi?

 

Biraz önce de söylediğim gibi bu karşılıklı bir bağımlılık. 2015 Haziran seçimlerinden beri AKP artık tek başına iktidar olma imkanını kaybetti. Mutlaka bir desteğe ihtiyacı var. Esasen bu destek bir tür örtülü koalisyon olarak da tanımlanabilir. AKP ile MHP’nin oluşturduğu Cumhur ittifakı bir yandan AKP'nin eksiklerini tamamlıyor, bir yandan da MHP'nin seçimlerde tek başına yarıştığı takdirde baraj altında kalmasını engelliyor. Bu nedenle karşılıklı bir bağımlılık diyorum.

 

Dış Politika:

 

- Mısır ile AKP hükümeti arasında olan son gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Biz CHP olarak Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin süratle düzelmesini istiyoruz. Mevcut durumunun iki ülkenin de çıkarına olmadığını düşünüyoruz. Köklü bir tarihi ilişkimiz var. Doğu Akdeniz'de iki ülke de önemli birer bölgesel aktör. Bu iki ülkenin karşılıklı olarak başkentlerinde Büyükelçi bulundurmamaları, diplomatik ilişkileri maslahatgüzar düzeyinde sürdürmeleri bize göre eşyanın tabiatına aykırıdır. Onun için, bu ilişkilerin en kısa zamanda normalleşmesini destekliyoruz. Umarız AKP hükümeti bu doğrultuda adım atar.


- Mısır ve Türkiye ilişkileri bu noktaya yani bu kötü duruma nasıl geldi?

 

2013 yılında Mısır'da yaşanan gelişmeler AKP iktidarı tarafından iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin maslahatgüzar düzeyine indirilmesine gerekçe olarak kullanıldı. Oysa biz, Türkiye’nin bir başka ülkenin iç işlerine karışmasını asla doğru bulmuyoruz. Bu durum zaman içinde diyalog olanaklarının sınırlanması ve iki ülkenin birbirleriyle konuşamamaları sonucunu doğurdu. Kaldı ki, gerek Doğu Akdeniz, gerek Libya, gerekse Suriye gibi konular başta olmak üzere iki ülke arasında mutlaka diyalog içinde olunmasını gerektiren ortak gündem maddeleri mevcut. Bu konular hakkında diyalog kuramazsanız, iletişimsizlik karşılıklı olarak yanlış anlamalara ve gerginliklere yol açar.

 

- Erdoğan’ın ihvanı müslimin politikasını destekliyor musunuz?

 

Asla desteklemiyoruz. AKP tarafından izlenen dış politikanın ihvan politikası olduğunu, bu politikanın Türkiye'nin dış ilişkilerine zarar verdiğini, bölgede taraf tutan, komşularımıza ayırımcılıkla yaklaşılmasına yol açan bir politika olduğunu hep dile getirdik. Bugün gelinen noktada, bölgede AKP tarafından izlenen bu yanlış politikaların doğurduğu sonuçlarla karşı karşıyayız. Bunu asla desteklemiyoruz. Bizim düşüncemize göre, Türkiye'nin Ortadoğu politikasının taraf tutmayan, tüm komşulara eşit mesafede duran, bölgenin huzuruna ve istikrarına yarayacak bir politika olması gerekir.


- Yıllar sonra iki ülke ne oldu da yakınlaştı? Daha bir kaç ay önce Doğu Akdeniz’de Mısır dahil olmak üzere komşu ülkelerle ters düşen Erdoğan ne oldu da anlaşma yolunu tercih etti?

 

Henüz anlaşma olduğunu ya da ilişkilerin normalleştiğini göremiyorum. Öyle olsaydı, karşılıklı olarak Büyükelçiler tayin edilirdi ya da bunun yapılacağına dair bir niyet beyanı olurdu. Bununla beraber, son zamanlarda uluslararası ilişkilerde ve bölgede önemli değişiklikler görülüyor. Örneğin, İsrail daha önce diplomatik ilişki içinde olmadığı Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Sudan ve Fas ile diplomatik ilişkiler kurdu. Suudi Arabistan ile Katar, hatta Mısır ile Katar arasında da temaslar başladı. Bölge ülkeleri ihvan politikalarını desteklemeyen bir tutum içine girdiler. Bu durum bölgede zaten iyice yalnızlaşan AKP iktidarının da dış politikasına çeki düzen vermesi ihtiyacını doğurdu. Sanırım AKP'nin artık akıntıya kürek çekmekten vazgeçme zamanı geldi. Biz şunu görüyoruz, izlenen ihvancı dış politika Türkiye’ye büyük zararlar verdi.


- AKP’nin Türkiye'deki Müslüman Kardeşler'i finanse ettiği doğru mu?

 

Himaye ettiği doğru ancak finansman konusunda bilgi sahibi değilim. Nitekim Mısır ile ilişkilerin yeniden normalleşmesi için Türkiye'deki Müslüman Kardeşler'in Mısır aleyhine sürdürdükleri televizyon yayınlarının sınırlandığını duyduk. Bu da şimdiye dek böyle bir himayenin olduğunu gösteriyor.


-Mısır ile Türkiye arasında uzlaşma olursa, Türkiye'nin diğer Körfez ülkeleriyle ilişkileri nasıl şekillenecek?

 

Mısır ile ilişkilerin normalleşmesi Körfez ülkeleri ile ilişkilerin de normalleşmesine yardımcı olur. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Bahreyn gibi ülkeler ile ilişkilerimizin gerginliklerden arındırılması ve diplomatik diyalogun mutlaka artırılması gerekiyor. Aslında Türkiye'nin dış politikasının, bize Atatürk'ten kalan en önemli öğreti doğrultusunda, bulunduğumuz bölgede taraf tutmayan, sorunları barışçı yollarla çözmeye çalışan, komşuların iç işlerine karışmayan bir çizgi izlemesi gerekir. Bu yapıldığı takdirde biz bölgenin gerçek huzur ve barışa kavuşmasında en önemli kolaylaştırıcı rolü Türkiye'nin oynayabileceğine inanıyoruz.


- Katar ile olan ilişkileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Türkiye'nin Katar ile olan ilişkilerinin çok sıkı olmasını bu iki ülkenin de ihvan odaklı bir dış politika izlemelerine bağlayan çevreler mevcut. Türkiye'nin son yıllarda ihtiyaç duyduğu yabancı yatırımlar ve sermayenin önemli ölçüde Katar'dan sağlandığı artık gizlenemeyecek bir hal aldı. Bu ilişkiler Türkiye'nin önemli zenginliklerinin de Katar tarafından kontrol edilmesine yol açtı. Örneğin Tank Palet Fabrikası... Bu fabrika Avrupa'nın en önemli savunma sanayi üretim tesislerinden biridir. Ama şimdi Katar'lıların kontrolünde… Biz ulusal değerlerimizin bu şekilde başka ülkelerin denetim ve kontrolüne girmesine izin vermeyeceğiz. Katar ile de eşitler arası, dürüst, şeffaf bir ilişki içinde olmamız gerekiyor.


- CHP'den bir heyetin yakında Mısır'ı ziyaret edeceği doğru mu?

 

AKP'nin Mısır politikasını doğru bulmuyoruz. Bunu çeşitli vesilelerle dile getirdim. Bu kadar önemli ve böylesine köklü tarihi ilişkilerimizin olduğu bir bölge ülkesini dışlayamayız. Biz Mısır'a en kısa zamanda bir Büyükelçi tayin edilmesinin gerekli olduğunu söylüyoruz. TBMM Dış İlişkiler Komitesi'nin Mısır'a bir parlamenter heyet göndererek iki ülke parlamentoları arasında temasları güçlendirmesini önerdik. Bu önerilerimizin hiç biri iktidar tarafından yapılmadı. Ana muhalefet partisi olarak iktidarın dış politika hatalarını düzeltmek için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. Bunun için Mısır'a bir heyet göndermeye de hazır olduğumuzu belirttik. Doğal olarak pandemi koşullarını da göz önüne almak gerekiyor. Mısır tarafı için uygun olduğu bir zamanda ve ortamda böyle bir ziyareti gerçekleştirmek istiyoruz.

 



İlgili konular

akşener

Akşener: İşbirliği olacak gibi gözüküyor

1 saat önce

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ittifaklarla ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu. Akşener, "DEVA ve Gelecek Partileri var, Saadet Partisi fena gitmiyor. Muhtemelen yarın bir iş birliği olacak gibi gözüküyor. DEVA ve Gelecek Partisi'nden bahsediyorum" dedi....Devamını oku
merkel

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkel ile görüştü

16 saat önce

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bir video konferans görüşmesi yaptı....Devamını oku