Yazarlar

Kahire Konferansı ve son şans

1 hafta önce

İlhami Melici

Ben, Arapların en temel meselesi olan Filistin topraklarının tamamen işgalden kurtarılması bilinci ile yetişen nesildenim.

İlhami El Milici

 

Bu meseleye bağlılığımız vatanperverlik ölçümüz olarak kabul edilirdi. Gençlik ve delikanlılık yıllarımda uzun süre, Lübnan ve Suriye’de Filistin direniş saflarına katılmamın sebeplerinden birisi de bu idi.

Bu deneyimimin -konumuz olmadığı için burada anlatmaya gerek yok- çok olumlu yansımaları oldu. Elbette olumsuzlukları da vardı. Bunun en acı vereni ve en tehlikelisi ise Filistin fedailerine karşı yapılan itibar suikasti kampanyası sonrası Filistin liderleri ve direnişçilerine olan güven endeksinin her gün düşmesiydi.

 

Bu uygulamalar, kendi ülkelerinden çıkarıldıktan sonra Lübnan’a sığınan ve Lübnanlıların bağırlarına basılan Filistinli mültecilere ve cesurca direnişçilerine karşı, düşmanımız olan siyonizmin tertiplediği komplolara sed olan Filistinli direnişçiler ile Lübnan sokaklarındaki destekçileri arasındaki bağın ve ittifakın direk olarak sonlandırılmasına sebebiyet verdi.

 

En büyük iki direnişçi grup olan Fetih ve Hamas arasındaki ideolojik ve politik anlaşmazlıklar sonunda 2007 olayları yaşandı. Yönetim koltuğu çekişmeleri sonrası da bölünme gerçekleşti. Sonra da ayrışmalar kültürel, coğrafi ve sosyal alanlara da yansıdı. Bu da şiddeti, terörü, bölgesel ve politik çıkmazı sonuç verdi. Gazze Şeridi’ndeki halkımız bundan çok etkilendi. İşgal altındaki diğer Filistin halkı da bu parçalanmadan nasibini aldı. Bu da Filistin davasının geleceğine olumsuz yansıdı. Uluslararası çözümün direkleri mesabesinde olan Batı Şeria ve Gazze’nin bütünlüğü ve Filistin direnişçileri de maalesef olumsuz etkilenmiş oldu.

 

Kahire ve diğer Arap başkentlerinde düzenlenen çeşitli görüşmeler de bu bölünmüşlüğü sonlandıracak bir çözüm olamadı. Benim zannıma göre bunun sebebi, iki tarafın da üst yöneticilerinin güçlü ve dürüst bir iradeye sahip olmaması. Bölgesel bazı güçlerin, kendilerine alan açmak için bu ayrılığı perçinlemek için müdahaleleri de işin cabası.

 

Gözüken o ki bölge ülkeleri ve Filistin güçleri, bölünmüşlüğün, Filistin davasını ve kesin ve kalıcı çözümü yoketmekten başka bir işe yaramadığını, Kudüs’ün Yahudileştirilmesini, hizipçilik duvarlarıyla bölünmüş ve her tarafından budanmış Batı Şeria’da Yahudi yerleşimlerinin arttığını anladıktan sonra bu bölünmüşlüğü ortadan kaldırmanın zarureti konusunda anlaşmış durumdalar.

 

Kahire, Mısır öncülüğünde Filistin ulusal diyalog çağrısı fırsatı yakalamış durumda. İki gün boyunca 14 farklı Filistinli grup, siyasi bölünmüşlüğü ortadan kaldıracak bir anlaşmaya varmak üzere diyalog toplantıları yaptılar.

 

Anlaşma, yapılacak seçim şeklini, güvenlik, özgürlükler ve mahpusların salıverilmesi gibi konuları da kapsıyor. Filistin halkı da düzenlenen konferans sonuç bildirgesini biraz endişe içeren iyimserlikle karşıladı. Endişelerinin sebebi de daha önce benzer konferanslarda alınan kararların daha mürekkebi kurumadan ihlal edilmesidir.

 

Muhakkak ki Filistin halkının sabrı tükenmiş durumda. Politik bölünmüşlüğün getireceği ekonomik ve sosyal sonuçlara dayanacak güçleri kalmadı. Bu da Kahire Konferansı, Filistin kuruluşları ve gruplarının yöneticilerinin önündeki son şans olarak duruyor. Başarısız olmaları durumunda öfke patlaması ile karşı karşıya kalacaklardır.



İlgili konular

TSK

TSK'dan Lübnan ordusuna 260 ton yiyecek ve temizlik ürünü

12 saat önce

Milli Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Lübnan ordusuna 260 ton yiyecek ve temizlik ürünü gönderildiğini duyurdu....Devamını oku
mısır

Rusya ile Mısır arasındaki uçak seferleri 5 yıl sonra yeniden başlıyor

1 hafta önce

Mısır'da bulunan Sina Yarımadası'nda 224 kişiyi taşıyan Rus Metrojet Havayolları'na ait Airbus A-321 tipi yolcu uçağı 2015 yılında düşmesi üzerine 2 ülke arasında yapılan uçak seferleri durdurulmuştu....Devamını oku