Yazarlar

Mısır ve Tunus, bölgenin siyasi coğrafya dengesine ayar verdi

3 hafta önce

Dalia Ziada

Bitmek bilmez çekişmelerin yaşandığı bölgemizde ümit veren bazı gelişmeler yaşandı. Sonuncusu, başkanlığı üstlendiği Eylül 2019’dan beri Tunus Başkanı Kays Said’in, 9-11 Nisan’daki ilk Kahire ziyareti ve Mısır Başkanı Sisi ile görüşmesiydi.

Dalia Ziada

 

 Bu önemli ziyaret, Kuzey Afrika’da ve Akdeniz havzasında çatışmakta olan yerel ve uluslararası güçlerin jeopolitik etkileşimlerinin balans ayarını yaptı.

 

Tunus, doğu Afrika ülkeleri arasında yüzölçümü ve nüfusu yönüyle en küçüğü olsa da bölgesel krizlerdeki rolü ve etkisi hiç de küçümsenemez. Elinde, direk kendisiyle irtibatlı olmayan dosyalar için bile çözümler bulunmakta. Örneğin, son aylarda, Kara Kıtanın kuzey ve doğusunun güvenlik ve istikrarını tehdit eden ve tehlikeli viraja girmiş olan Mısır, Sudan ve Etyopya arasındaki Rönesan Barajı meselesindeki katkısı.

10 Nisan’da Mısır ve Tunus liderlerinin görüşmesi akabinde İttihadiye Sarayı’nda düzenlenen basın toplantısında Tunuslu lider şunları ifade etti: Mısır’ın milli güvenliği, Tunus’un güvenliğinin uzantısı sayılır. Mısır’ın uluslararası davalardaki duruşu, Tunus’un duruşu ile aynıdır. Mısır’ın su güvenliği ve Rönesans Barajı meselesinde Mısır’ın zarara uğramadan suyun adilane ulaştırılması Tunus’u da ilgilendirmektedir.  

Bazıları, Tunus liderinin bu sözlerini, iki halk arasındaki kardeş dayanışması şeklinde algılayabilir. Diğer Arap ülkeleri de Mısır’ın bu meseledeki duruşunu destekleyen açıklamalar yayınlamıştı.

 

Ancak gerçek şu ki, Tunus’un, Mısır’la -özellikle de bu zamanda- dayanışmasının özel bir önemi var. Çünkü Tunus şu anda, Arap ve Afrika ülkeleri gruplarını temsilen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) geçici üyesi. BMGK, şu an Mısır ve Sudan’ın, suyun döküldüğü ülkelerin zarara uğramaması için Rönesans Barajını, doldurmaya devam etmekten Etyopya’yı vazgeçirebilmesi için başvurabilecekleri son makam. Özellikle Afrika’nın güvenliğini ve istikrarını tehdit eden bir meselede aralarında ABD’nin de olduğu uluslararası toplumun, rahatsız edici suskunluğunun devam ettiği, sonuncusu Nisan ayı başlarında Kongo’da yapılan üç yılı aşkındır Mısır-Etyopya, Mısır-Sudan-Etyopya görüşmeler zincirinin başarısız olduğu şu günlerde.

 

Diğer yönden Mısır-Tunus liderleri arasındaki -daha önce yaşanmamış bir şekilde- bölgesel olaylardaki görüş birliği, iki ülkenin direk Libya’ya komşu olması yönüyle -Mısır’ın doğudan, Tunus’un batıdan- şu an Libya’da olan olaylara, katkı sağlayacaktır. Dolayısıyla Libya’nın milli güvenliği, kendi milli güvenliklerini de etkileyecektir. Ayrıca Mısır ve Tunus’un oynadığı önemli bir rol de aralarında çekişmelerin yaşandığı Libya’nın değişik kabile ve gruplarının temsilcilerinin, yabancı ülkelerin müdahaleleri ve paralı askerlerin ülkeden çıkarılması görüşmelerine ev sahipliği yapmış olmasıydı.

 

Şunu da belirteyim ki Tunus lideri Kays Said’in Mısır ziyareti, Libya Ulusal Hükümeti’ini ilk ziyaretinden hemen bir ay sonrası gerçekleşti. Libya Ulusal Hükümeti, devleti yeniden inşaya hazırlık için ülkedeki iç savaşı sonlandırmak, bu yılın sonunda seçimleri yapmak ve ülkedeki birliği ve istikrarı sağlamak üzere daha yeni seçildi. Libya’daki bu yeni hükümet, pramatik, hedefi belli, bakış açısı ve eğilimleri önceki hükümetten çok farklı. Ulusal Mutabakat hükümeti, önceden İslamcıların, tam olarak da Müslüman Kardeşler Cemaati’nin kontrolündeydi.  

Anlaşılan Kays Said, Müslüman Kardeşler Cemaati’nin faaliyetlerini, özelde kendi ülkesinde genelde de bölgede sınırlandırmış durumda. Yine Kays Said, geçtiğimiz aylarda ülkesini komşu ülkelere açarak ilişkileri güçlendirdi. Halbuki geçtiğimiz iki yıl boyunca kendi içine kapalı, istikrarsız olan yürütme organıyla sıkıntılı, parlamentoya da İhvancı Nahda Hareketi hakim olan bir ülkeydi. Özellikle de üçlü başkanlar arasındaki çekişmeler geçtiğimiz Mart ayı ortalarında yeni boyut kazanmış ve aralarındaki diyalog görüşmeleri tıkanmıştı. Öyle ki memleket idaresi felc olmuştu. Bu da çeşitli ekonomik problemlerle beraber halkı yaşayamaz hale getirerek reform istekleriyle yeniden sokaklara çıkartmıştı.

 

Belki de Tunus Başkanı’nın Mısır ziyareti, Mısır’dan Fas’a Kuzey Afrika ülkeleri arasında yeni bir açılımın başlangıcı olur. Arap baharından beri on yılı aşkın birbirlerinden uzaklaşmışlardı. Her bir kardeş ülke içerisindeki yerel siyasi değişim ve siyasal İslam hareketlerinin yükselişi, kardeş ülkeler arasında ilan edilmemiş ayrılığın artmasına olumsuz etki etmişti.

 

Bölge ülkeleri arasında, ekonomi ve güvenlik alanlarında faydalar getirecek verimli yardımlaşma yollarını arama zamanı geldi. Sadece Kuzey Afrika ülkelerine değil aynı zamanda Akdeniz havzası ve Ortadoğu ülkelerine de.



İlgili konular

mısır

Mısır Dışişleri Bakanlığı: Görüşmeler resmen başladı

19 saat önce

Mısır Dışişleri Bakanlığı, Kahire'ye giden Türk heyeti ile Mısır tarafı arasındaki görüşmelerin resmen başladığını duyurdu....Devamını oku