Politika

Müslüman kardeşler ve Türkiye'nin Mısır'a karşı çelişkili tutumu

1 ay önce

mısır

Türkiye'nin, Mısır'a karşı çelişkili tutumu bitmek bilmiyor. Aslında karşılıklı yardımlaşmış olsalar ekonomik, siyasi ve askeri olarak birbirlerine katkıları olacağı kesin. Ancak Türkiye'nin çelişkili tutumu bu işin önünde engel olarak duruyor.

Dalia Ziad

 

Örneğin Türk politikacılardan Mısırla ilişkileri düzeltelim çağrısı geldiği anda Erdoğan, çıkıp çok rahat bir şekilde Mısırlı yöneticiler hakkında ileri geri konuşabiliyor.

 

İki ülke istihbarat yetkilileri biraraya gelip yedi yıldan beri iki ülke arasındaki diplomatik kopukluğu ve anlaşmazlıkları çözmenin yolunu aradıkları hengamede, Türk liderin enaniyeti ve Mısırlıların Müslüman Kardeşleri tekrar siyasette görmek istememesini anlamaması, Mısırdan kaçmış olan bu gruba ve diğer muhaliflere Türkiye'nin bağrını açarak izin verdiği uydu kanalları ile Mısır devletini ve yetkililerini karalayan yayınlar hala devam ediyor.

 

En sonki çelişkili durum Şubat ayı ortalarında oldu.

 

Yıllardır Türkiye'de ikamet etmekte olan meşhur siyasi muhalif Eymen Nur, 2011 yılında Hüsnü Mübarek rejimini düşüren halk devriminin onuncu yıldönümünü kutlama sadedinde kendi başkanlığında yeni bir siyasi koalisyon yapılacağını duyurdu. Mısır Ulusal Güçler Birliği adı altındaki oluşum İstanbul'dan hareketle yurtdışında ikamet eden tüm muhalifleri biraraya getirerek Mısır'da siyasi bir değişim hedeflemekte ki bu da açıkça kuruluş beyannamesinde yer almakta.

 

Bunun manası açıkça Mısır'daki siyasi otoriteyi hedef almaktır.

 

Daha sonradan anlaşıldı ki bu birliğin üyelerinin büyük çoğunluğu, 2013 yılında İhvan yönetiminin düşmesi sonrasında Türkiye'ye ve Avrupa'ya kaçmış Müslüman Kardeşler üyelerinden oluşuyor.

 

Bu yeni oluşum, Mısırdan çıktıkları günden beri hep başarısızlık yaşamış İhvanın oluşturduğu uzun listeden oluşuyor.

 

Batı dünyasında İhvanın adını güzel gösterecek şekilde isim seçerek kendilerini batı kamuoyuna muhalif yapı olarak sunuyorlar.

 

Böylelikle kendilerine kanuni statü vermiş oluyorlar.

 

İhvan, Ortadoğu'daki bazı ulusal hükümetleri yıkmak ve hilafeti getirmek için çalışmalar yaptı. Maalesef Erdoğan ve taraftarlarının da hoşuna giden bu çalışmaya kananlar, Osmanlı Hilafetnin bölgeye tekrar döneceğine inanıyor.

 

Bu seferki İhvanın hilesi liberal Eymen Nur'u öne çıkarmış olmaları. Nur'un Mısır sokaklarında 2011 devrimi öncesinde ve sonrasında bilinirliği vardı.

 

Beni ve benim gibi nicelerini üzen de Eymen Nur gibi liberal birisinin böyle bir işe nasıl alet olduğudur.

 

Nur'u yakından tanıyanların Mısır sevgisi konusunda kimse şüphe etmez. Ancak böyle birisi nasıl olur da vatan fikri olmayan, tek hedefi Mısır'ı yok edip 2013'te Mısırdan uzaklaştıran Mısırlılardan intikam almak isteyen İhvanın tuzağına düşer.

 

Tüm bunlar hem de en üst düzeydeki Türk yetkililerin açıklamalarına yansımış Mısırla ilişkilerin düzeltilmeye çalışıldığı anda oluyor.

 

Eymen Nur da iyi biliyor ki bu cemaat, kendisinin de uzun süre ya hapiste ya sürgünde mücadele ettiği eski bozuk rejimin günah ortağı.

 

Geçtiğimiz aylarda Türk politikacılar, gazeteci ve araştırma merkezlerindeki yazarlar, Mısırla ilişkilerin tekrar düzeltilmesinin önemini ele aldı.

 

CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bir TV programında "Türkiye, Mısırla ilişkileri kesmekle büyük hata yaptı. Zira Mısır Doğu Akdenizde zafer elde edebilmemiz için anahtar konumunda." dedi.

 

Benzer bir açıklama da Fransız haber ajansına verdiği demeçte, Erdoğan'a yakın, mavi vatan sözünün sahibi emekli amiral Cem Gürdeniz'den geldi.

 

Aynı günlerde, Mısır'ı ve politikalarını eleştirmekle meşhur Erdoğan'ın danışmanı Yasin Aktay, Arapça yaptığı video konferansta iki ülke menfaatleri gereği Mısır ve Türkiye siyasi ilişkilerinin düzelmesi gerektiğini vurguladı.

 

Hatta Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Mısırla ilişkilerin düzelmesinin önünde bir engel olmadığını, Türk yetkililerin Mısırla ilişkileri düzeltmek istediğini dile getirdi.

 

Ama pratikte ise bu güzel söylemlerin tam tersinin yapıldığını görüyoruz.

 

Gerçekte ise yöneticilerden önce Mısır Halkını ilgilendiriyor bu konu. Mısır halkının çoğu, Türkiye'nin İhvanı desteklemesinden dolayı Türkiye'nin kendilerine düşmanlık beslediğine inanıyor.

 

İhavana, Mısır'ın imajını sarsmak için TV kanalları tahsis etmesinden dolayı, Erdoğan bilmiyor ki, Başkan Sisi ihvanla barışmak istese de Mısır halkı istemiyor.

 

Hür Demokratik Araştırma Merkezinin 2017'de yaptığı kamuoyu yoklamasında Mısır halkının %80 i İhvanı terörist olarak görüyor.

 

Mısır halkının %88'i ileride ihvanla muhtemel bir barışı pazarlıksız reddetti.

 

Mısırlıların, Türk tarafiyla temel ayrı düştüğü konu, Erdoğan'ın, İhvancıları Türkiye'de barındırıyor olması ve Mısır'a karşı yürüttükleri düşmanca gündemlerinde onlara destek çıkması.

 

Coğrafi yakınlık da iki ülkeye ortaklık yapmalarına imkan sağlıyor düşmanlık değil.

 

İşin özü, Mısırlıların Türkiye ile herhangi bir anlaşmazlık problemi bulunmamakta. Tam tersine iki ülke arasında tarihi ve kültürel bir çok ortaklık bulunmakta. İki ülke arasında da politik ve ekonomik bir çok çıkarlar sözkonusu.

 

Eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ekibi Mısır'la güzel verimli bir politika geliştirmek istiyorsa ki Mısır da istiyor, öncelikle Müslüman kardeşleri desteklemekten vazgeçmeli. Bu olmazsa olmaz şarttan siyasilerden önce Mısır halkı hiç bir zaman geri adım atmayacaktır.

 

 



İlgili konular

Almanya Türkiye

Almanya, Türkiye'yi 'yüksek riskli ülkeler' listesine ekledi

1 gün önce

Almanya, dünya genelinde nüfusa oranla vaka sayısını en fazla açıklayan ülkeler arasında yer alan Türkiye'yi 'yüksek risk bölgesi' 'yüksek insidans bölgesi'ne dahil etti....Devamını oku
mısır

Mısır Başbakanı Medbuli'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'a D-8 teşekkürü

2 gün önce

Gelişen Sekiz Ülke (D-8) Teşkilatının 10'uncu Zirve Toplantısı'na katılan​ Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, "Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ülkesinin D-8 Dönem Başkanlığında ortaya koyduğu çabalardan ötürü teşekkür ederim." dedi....Devamını oku