Dünya

Tarihimizi çarpıtmaya son vermeye doğru

3 yıl önce

Tarihimizi çarpıtmaya son vermeye doğru


 
Birçok Twitter kullanıcısı, devlete ait okullarımızda okutulan tarih kitaplarının anlattığı bazı ayrıntılara dikkat çektiler.
 
Osmanlı Devleti’nin (Osmanlı Hilafeti’nin değil) Arap Yarımadasında dökmüş olduğu kanı, memleketleri tahrip ve halkları yerinden yurdundan edişini ve onlara uygulanan baskıları dikkati nazara verdiler. Daha da önemlisi Osmanlı’nın, Suudi Arabistan Devleti’ne karşı yaptığı 1. ve 2. Savaşa, aynı zamanda 3.Suud Devleti’ni kurma aşamasında Kral Abdülaziz’e karşı olan gruplara verdiği desteğe vurgu yaparak Osmanlı’nın, yönetimi altında bulunan diğer bölgelerdeki Arap halklarına yaptıklarına da değindiler. 

 

Okutulan tarih kitaplarındaki basit ayrıntılar bunlar.  Osmanlının ‘’işgalci devlet’’ olduğu gerçeği de uzun zamandan beri tarih kitaplarımızda yazmıyordu. Kasıtlı olarak bu tabir cımbızlanıp ‘’İslam Hilafeti’’ adı altında aldatma ve parlatma yapılmıştır. O kapkara tarih yıkanmış ‘’büyük fetihler’’e, ‘’başarılı ve isabetli yönetim’’e, ‘’büyük medeniyet’’lere dönüştürülmüştür. Yeni yetişen nesillerin zihinlerine, övgülerle-methiyelerle parlak bir görüntü yerleştirilmeye çalışıldı. Bu da İhvan düşüncesinin ana stratejilerinden biriydi. Böylece neslimizin kafasından ‘’vatan’’ mefhumunu silip yerine, duyguları okşayan ‘’ümmet’’ mefhumunu yerleştirerek hayallerindeki ‘’İslam Hilafeti’’ne hizmet etmiş olacaklardı.

 

Diğer yönden eğitim müfredatımızın üstüne çökmüş bu azınlık, Osmanlı İşgaline karşı yapılan milli mücadelemizin aşamalarını bilinçli olarak silmişlerdir. Halbuki bu Milli Mücadele öncülerinin nice unutulmaz isimleri, kahramanlıkları ve fedakarlıkları vardı. Daha da kötüsü modern devletimizin kuruluşundaki önemli olayları görmemezlikten gelerek parlak bir geçmişi olmayan, intisap etmekle övünülmeyecek, gurur duyulmayacak bir ülke görüntüsü vermişlerdir.

 

Bu proje çok berbat cehennemi bir proje idi. Kendisini erken dönemde ele vermişti aslında. Ancak birileri tarafından korunuyor, himaye görüp ısrarla savunuluyordu. Aleyhinde olanlar yerle bir edilip varlığına işarette bile bulunulamıyordu. Tüm müfredat onların ellerindeydi. Özellikle de tarih, düşünce ve vatan meseleleri. Dini, kendilerine hareket alanı sağlayan bir şemsiye, savunma ve hücum aracı olarak kullanıyorlardı.

 

Bilinen ve bilinmeyip gizli olan müfredatları, memleket için çok tehlikeli ve büyük zararlara sebebiyet verdi. Bunlara karşı önceden yapılan mücadele, tehlikesi ölçüsünde yapılmıyordu.   Ancak ciddi karşı mücadele de yine bu dönemde başladı. Tarihi bilgilerdeki kafa karışıklıklarını düzeltme çabası bu kararlı adımların sonucundan başka bir şey değil. Tarihi bilgi kirliliğinin temizlenmesini, vatanın kalkınmasına engel bilgilerin ayıklanmasının devamını ne kadar çok isteriz.

 

Kaynak: OKAZ


İlgili konular

Erik

Kilosu 2 bin lira olan "Erik"in müşterisi Arap şeyhleri

11 ay önce

Türkiye’nin en erken erik hasatlarından birini yapan 23 yaşındaki ziraat mühendisi Mustafa Kutay Ası’nın ürettiği eriklerin kilosu 2 bin liradan satılırken, eriklere Arap şeyhleri ilgi gösterebiliyor....Devamını oku
ahmet rıfat

Düşmanlığın ve saldırganlığın kökleri!

2 yıl önce

Mısırlı gazeteci- yazar Ahmet Rıfat, Türk- Arap düşmanlığının köklerinin nerelere dayandığını yazdı....Devamını oku