Gündem

Türkiye suç örgütlerinin istilası altında

1 hafta önce

suç örgütü

Nadir Salifov, Guram Chikhladze, Çetin Gören, Nejat Daş, Hakan Ayık... Türkiye'den yolu geçen uyuşturucu baronu ve suç örgütü liderleri dikkat çekti.

Türkiye son yıllarda adeta suç örgütlerinin istilasına uğradı.İnterpol'ün kırmızı bültenle aradığı birçok suç örgütü lideri Türkiye'de yakalandı. Son yıllarda suç örgütü liderlerin Türkiye ve İstanbul'da ortaya çıkmaları dikkat çekiyor. Bazıları yakalanan, bazıları öldürülen, bazıları deport edilen, bazıları suikastlerden polis operasyonları ile kurtarılan organize suç örgütleri liderlerine en son Hakan Ayık eklendi.

 

HAKAN AYIK

 

FBI, Avustralya Federal Polisi ve Interpol’ün gerçekleştirdiği ve dünya çapındaki yüzlerce mafya lideri ve uyuşturucu tacirine yönelik operasyonun en kritik ismi Hakan Ayık...

 

Suç örgütlerine sızan gizli ajanlarca şifreli bir haberleşme sistemi olan "An0m"ın kullanımı teşvik edilerek 100’den fazla ülkede 300 ayrı suç örgütünün bilgileri ortaya çıkarıldı. "An0m"ın en büyük destekçisi bilmeden de olsa Hakan Ayık çıkarken; yıllardır aranan Ayık ise İstanbul'dan çıktı.

 

Avustralya'nın en çok aranan isimlerinden tüm dünyada kırmızı bültenle aranan uyuşturucu baronu Ayık, 2010 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yakalandıktan sonra kefalette serbest bırakıldı ve sırra kadem bastı. Ayık'ın, "An0m" operasyonun ardından İstanbul'da olduğu iddia edildi.

 

Ayık'ın peşine düşen The Sydney Morning Herald gazetesinin haberinde şu iddia yer alıyordu:

 

"Silahlı olduğunu ve bir güvenlik ekibi tarafından korunduğunu söylediler. Ayrıca Avustralya ve Türkiye'deki birçok kaynağa göre, Ayık, Türk yetkililerle de bağlantılıydı."

 

NADİR SALİFOV

 

Antalya’da 'Lotu Quli' lakaplı dünyaca ünlü mafya lideri Nadir Salifov, 24 Ağustos'ta başından vurularak öldürüldü. Türkiye'ye girişi yasak olan Salifov’un İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde, 65 el ateş edilerek öldürülen 'Hayalet' lakaplı Rovşan Caniyev’in azmettiricisi olduğu iddia ediliyordu.

 

Caniyev (Lenkeranski) 18 Ağustos 2016'da öldürülürken, Solifov’un 19 Ağustos gecesi öldürülmesi dikkat çekmişti. Caniyev’in kardeşi ve adamları Salifov’u öldürmek için 2 kez girişimde bulunmuş emniyet ekipleri operasyonlarla saldırılara engel olmuştu.

 

Polisin 4 yıl önce düzenlediği operasyonla Türkiye'de olduğu anlaşılan suç örgütü elebaşı Salifov, 7 Ekim 2018'de gözaltına alınmış ve sınır dışı edilerek Azerbaycan'a gönderilerek Türkiye'ye girişi yasaklanmıştı.

 

SEDAT PEKER NE DEDİ?

 

Organize suç örgütü lideri olduğu iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan Sedat Peker, 16 Mayıs tarihli 5. videosunda Salifov'la ilgili şu ifadeleri kullanmıştı:

 

"Rus voroskoy (suçluların dünyası) sistemi, yani kanun dışı insanların oluşturduğu yapının bir grubunun başında olan Nadir Salifov, Türkiye'de gözaltına alınıp, polis cinayetine karıştığı için deport edildi mi? Organize şubede bu kişinin deport tutanağında polis katili olduğu yönünde yazı var mı? Ayrıca böyle bir evrak organize şubede var mı? Sedat Peker'in açıklamalarında iddia edildiği üzere Mehmet Ağar kendi telefonundan ya da koruma polislerinin telefonundan dönemin İstanbul İl Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan'ı arayıp bu arkadaşı bırakın dedi mi? Sinyal ve baz kayıtlarının alınması gerekir, doğru olan o? Sedat Peker'in açıklamalarında bahsettiği Nadir Salifov tekrardan Türkiye'ye giriş yapabilmiş mi? Giriş yapmışsa hangi birimin, hangi mahkemenin vermiş olduğu kararla Türkiye'ye gelebilmiş ve deportu kaldırılmış…"

 

Sedat Peker’in iddiasına göre Türkiye’ye giriş yasağı olan Nadir Salifov, Mehmet Ağar’ın sayesinde Türkiye’ye girmiş ve kendisinden Mubariz Mansimov’u öldürmesi istenmişti.

 

BAKAN SOYLU NE DEDİ?

 

Peker'in iddialarına cevap vermek için TRT Haber'e 19 Mayıs'ta konuk olan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Türkiye'yi uluslararası ve bölgesel bir mafya organizasyonu haline getirmeye çalışıyorlar" şeklinde konuşmuştu. Soylu, Salifov'un deport edildikten sonra Türkiye'ye geldiğini doğrulayarak "Başka bir ülkeden pasaport aldı, Kıbrıs'a gitti, oradan Türkiye'ye geldi. Yakındaki bir koruması bunu infaz etti" dedi.

 

Bakan Soylu'nun Salifov'la ilgili açıklaması şu şekildeydi:

 

"Dünyanın 12 mafyasından biri Türkiye'ye geldi. Nadir Salifov denilen adam, 20 yıl Rusya'da cezaevinde yatmış. Salifov, Loto Gulli, dünyanın 12 mafyasından bir tanesi. Birçok insan geldi gitti, bunu yakaladık. İçeri koyduk. İki gün içerisinde avukatları Türkiye'de çıkmamak üzere ve geri gönderme merkezinden bırakılmak üzere karar aldı. Geri gönderme merkezinden çıkartıp geri koydum yerine. 2-2,5 ay orada beklettik, konuşturduk, sonra da ülkesine deport ettik. Sonra başka bir ülkeden pasaport aldı, Kıbrıs'a gitti, oradan Türkiye'ye geldi. Yakındaki bir koruması bunu infaz etti. Bulgaristan, Gürcistan, bazı ülkeler bu büyük mafyaları almak istemedi. Adalet Bakanlığı'yla görüştüm, bazen hapishanede tuttum, bazen geri gönderme merkezinde. 14 mafya kendi ülkelerine ve kendi yerlerine deport ettik ve onları temizledik. Bu olayların bizatihi takipçisiyiz. Operasyonun başından sonuna kadar."

 

GURAM CHIKHLADZE

 

Beşiktaş'ta 2016'da otelden çıkarken çapraz ateşle öldürülen mafya lideri Rövşen Caniyev'e yakınlığı bilinen suç örgütü lideri Gürcistan uyruklu Andri Malyi takma isimli Guram Chıkladze birçok kez Türkiye'de yakalandı. En son 26 Ekim 2020’de operasyon düzenlenen Chikladze ve 16 kişi gözaltına alındı.

 

Chıkladze'ye 31 Ocak 2020'de düzenlenen bir başka operasyonda da yakalanmıştı. Suç örgütünün, Nadir Salifov'u hedef alacakları iddia edilmişti.

 

Bir süre cezaevinde kalan Chıkladze'nin sınır dışı edildikten sonra Andri Malyi adına kayıtlı pasaport ile tekrar Türkiye'ye giriş yaptığı belirlenmişti.

 

BAKAN SOYLU NE DEDİ?

 

Peker'in açıklamalarına cevap vermek için Habertürk TV'de 24 Mayıs'ta canlı yayına çıkan Bakan Soylu isim vermeden Chikladze'yi şöyle işaret etmişti:

 

"Bir Gürcü mafya lideri var. Gürcistan bunu istemedi, elimizde kaldı. Hapishaneye koyuyoruz, avukatları itiraz ediyor çıkıyor. En sonunda kimse istemediği için Beyaz Rusya'ya gönderdik. Onlarca suç örgütü liderleri ile teker teker mücadele ettik. Her birisinin uluslarararası bağlantıları sözkonusu. İçeride avukatlarla iş tutma kabiliyetleri çok yüksek."

 

NEJAT DAŞ

 

Nejat Daş’ın ismi, 1990’lı yıllarda özellikle Akdeniz’in uluslararası sularında baskın yapılan uyuşturucu gemileri ile gündeme geldi. Denizde düzenlenen 2 operasyonda, ‘Kısmetim-1’ ve ‘Lucky-S’ isimli gemiler, güvenlik güçlerince uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı gerekçesiyle basıldı. Kısmetim-1 mürettebatı tarafından batırılırken; ‘Lucky-S’in batırılma girişimi ise başarısız olmuştu.

 

Bu baskınlarla ilgili hakkında soruşturma başlatılan Nejat Daş, Türkiye’den firar etti. Daş, sonraki yıllarda İspanya’da da uyuşturucu trafiğini yönettiği iddiasıyla gündeme geldi. Daş, İspanya’da birkaç defa yakalanarak, cezaevine konulup, kefaletle serbest bırakılmıştı. 2007'de Türkiye'ye iade edilen Daş, 2012 yılında kefaletle serbest kalmıştı.

 

EMNİYET MÜDÜRÜ YAKALANDI

 

Kırmızı Bülten'le Daş'ın ismi geçen yıl Mayıs ayında uyuşturucu ve döviz kaçakçılığı soruşturmasında bir emniyet müdürü ile gözaltına alınmasıyla yeniden gündeme gelmişti. Daş ile Sultanbeyli eski İlçe Emniyet Müdürü N.Y., önce gözaltına alınmış ardından serbest bırakılmıştı.

 

Edirne Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Almanya’dan Türkiye’ye giren bir TIR’ı takibe alarak durdurmuştu. Aramada 2.3 milyon lira bulunmuş ve TIR şoförü gözaltına alınmıştı. Ekipler, şoför ile irtibat kuran eski Sultanbeyli Emniyet Müdürü N.Y.’nin şoförü, polis memuru H.İ.A.’yı da gözaltına almıştı. “Müdürümün yönlendirmesiyle TIR şoförüyle görüşmeye gittim” diyen H.İ.A’nın ifadesi üzerine N.Y. ve kaçak dövizin sahibi olduğu belirlenen bir dönemin ünlü uyuşturucu kaçakçısı Nejat Daş da İstanbul’da yakalanmıştı.

 

BATAKLIK'TAN ÇIKTI

 

Daha sonra serbest bırakılan Daş'ın planlı olrak bırakıldığı ortaya çıktmıştı. 1 ay aradan sonra Türkiye ve 9 ülkenin işbirliğiyle 30 Haziran'da başlatılan "Bataklık Operasyonu" kapsamında aranan Nejat Daş da yer aldı.

 

SEDAT PEKER NE DEDİ?

 

Daş'ın yakalandığı operasyonla ilgili Sedat Peker bazı iddialarda bulnumuştu. Peker'in 20 Mayıs'ta yayınladığı 6. videodaki açıklamalar şöyleydi:

 

"Yav bu dünyanın en büyük uyuşturucu operasyonu diye bir operasyon yaptın ya 1.5 sene falan önce gazetelerde herkesi inandırdınız lüks arabalarını falan gösterip. Lan dünyanın en büyük uyuşturucu operasyonunda yarım kilo uyuşturucu olmaz mı? Nerede bu uyuşturucu? Allah aşkına dinleyin sayın savcılar delilleriyle anlatacağım. O operasyonda Nevzat Kaya diye şahıs var. Yeniköy Motors’un sahibi operasyondan 10 gün öncesine kadar kendi bindiği arabada Süleyman Soylu’nun oğlunun ihtisaslı plakası var. Yani Emniyet’ten oradan buradan geçer. Yani İçişleri Bakanı’nın ailesine ait görünüyor plaka. Durdurulmaz. Ayrıcalık da benim gibi. Ben de öyle ayrıcalıklıydım. Şimdi küstüm benim ayrıcalıklarımı aldılar ellerimden. Küstüm ben onlara. Operasyondan 10 gün önce gidiyor, Engin oğlum böyle böyle büyük bir operasyon olacak, bu ihtisası iptal etmemiz lazım. Tamam. Tarihine bakın operasyondan kaç gün önce? O Yeniköy Motors’un sahibi Nevzat Kaya’nın kullandığı araç plakasının ihtisası iptal edildi. 10 gün önce. İki; telefon irtibatları Engin’le ne zaman kesildi? 10 gün önce. Engin buna diyor ki, 5 milyon dolar verirsen seni bu dosyanın içinden çıkarabiliriz. O da diyor kardeşim ben onlara iki araba sattım niye para vereyim diyor. Anlamıyor. Tamam diyor. Operasyon oluyor bunu da alıyorlar. Bu cezaevinde, sonra karısı Engin’i arıyor. Ailece görüşüyorlar. Tabii bunlar dostlarına yapar en güzel özellikleri o. Biz onu çok severiz, lak boğ!"

 

BAKAN SOYLU NE DEDİ?

 

Peker'in iddialarına TRT'den cevap veren Bakan Soylu operasyonda uyuşturucu yakalanmadığını doğrulayarak “Esrar yakalamadık, suç geliri yakaladık. İşin başındayız şu anda. Soruşturma sürüyor. 2 milyarlık mal varlığı ve para, 17 şirkete kayyum ama bunu 10 ile çarpın. Turbun büyüğü heybede” şeklinde konuşmuştu. Soylu, Sedat Peker ile uyuşturucu baronu Çetin Gören’in yanyana fotoğrafını göstererek operasyonda Peker’in de yer aldığını kaydetmişti.

 

ÇETİN GÖREN

 

Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Daire Başkanlığı ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube ekiplerince ortaklaşa yürüttüğü 30 Haziran'daki Bataklık Operasyonu'nda Kırmızı Bülten'le aranan örgütün elebaşlarından uyuşturucu baronu Çetin Gören de yakalandı. Interpol tarafından aranan ve cezaevi firarisi olduğu öğrenilen "Padişah" lakaplı Çetin Gören'in Brezilya ve Hollanda'da 26 yıl kesinleşmiş hapis cezasının olduğu ortaya çıkmıştı.

 

BAKAN SOYLU NE DEMİŞTİ?

 

Bakan Soylu, Bataklık Operasyonu'nu Türkiye'nin tek başına yapmadığını kaydederek şunları söylemişti:

 

“Meselede FETÖ ağı, Sedat Peker, Çetin Gören ve Nejat Daş var. Biz bunu kendi başımıza yapmadık. Sonradan soruşturmada Sırbistan da dahil oldu, 11 ülkeyle yaptık. Bu, Türkiye'nin büyük bir başarısı hem de olağanüstü bir başarısı."

 

TRT'de katıldığı yayında ekrana Sedat Peker ve Çetin Gören'in birlikte fotoğrafını yansıtan Bakan Soylu, "Çetin Gören'in nasıl bir baron olduğunu anlatırsam yer yerinden oynar. Bunu biz yakaladık" ifadelerini kullandı.



İlgili konular

Babacan

Babacan'dan Erdoğan'a tepki: Çok sessiz

1 saat önce

Sedat Peker'in iddialarını hatırlatan DEVA Partisi lideri Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sessizliğine dikkat çekti....Devamını oku
Peker

Peker’in güvenliği tehlikede; videoları yeni ülkede yayınlayacak

2 gün önce

Gazeteci Alişer Delek, suç örgütü lideri Sedat Peker’in basın danışmanı Emre Olur’la telefonda görüştüğünü söyledi....Devamını oku