Yazarlar

Türkiye üçüncü savaşı Irak’ta mı başlattı?

2 yıl önce

sinan mert

Türkiye, Pazar gününden itibaren Irak’ın kuzeyine yönelik saldırılarını aralıksız sürdürüyor. Pençe-Kartal ve Pençe Kaplan ismi verilen operasyonlarda hava ve kara birlikleri Irak topraklarını bombalıyor.

Türk komandoların sınırdan yaklaşık 15 km içerideki Haftanin bölgesine girdikleri belirtiliyor.


Milli Savunma Bakanlığı operasyona gerekçe olarak, "Son zamanlarda terör örgütü PKK'nın karakol ve üs bölgelerine artan taciz ve saldırı teşebbüslerini" gösteriyor.


Operasyon kapsamında, Sincar, Karacak, Kandil, Zap, Gara, Avaşin Basyan ve Hakurk'taki örgüt hedeflerinin vurulduğu belirtildi.


Türk-Kürt ilişkileri konusunda çalışmalar yapan gazeteci Karzan Gli, Türkiye'nin bölgede yıllardır bu tür operasyonlar düzenlediğini ancak Pazar gecesi başlayan operasyonun öncekilere göre çok kapsamlı olduğunu söylüyor. Operasyonların diğer bir özelliği ise Türkiye ve İran’ın eş zamanlı olarak Kürt grupları hedef alması.

 

Operasyonlar devam ederken İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif bu hafta başında Türkiye’ye gelmişti.


Türkiye’nin gerçekleştirdiği operasyona Bağdat’tan gelen cılız tepki dışında uluslararası herhangi bir kınama gelmemesi dikkat çekiyor. Operasyonların yürütüldüğü Kürt bölgesi yönetimi dahi Türkiye’ye karşı sessizliğini koruyor. Bunun sebebi Bağdat’la ilişkileri kötü olan Erbil’in Türkiye’yi de karşısına almak istememesi.


Türkiye’nin Suriye ve Libya’dan sonra üçüncü büyük savaşını Irak’ta başlatmasının perde arkasında neler olduğuna dair çok senaryo konuşuluyor.


Birincisi Suriye’nin kuzeyi ve doğusunda faaliyetlerini sürdüren Kürt grupların ikmal yollarını kesmek.

 

Suriye’nin kuzey doğu ve doğu kesimlerini kontrolleri altında tutan Kürt gruplar, aralarında uzlaşma sağlamak için uzun süredir ABD ve Fransa’nın arabuluculuğuyla görüşmeler yapıyor. Bölgeden gelen son haberlere göre bu grupların uzlaştığı yönünde. Bu tür bir uzlaşma Türkiye için istenmeyen bir durum. Ancak Rusya ve ABD ile yaptığı anlaşmalardan dolayı Türkiye Suriyeli Kürt gruplara karşı daha fazla ileri gidemiyor.

 

Türkiye, kurulacak bir Kürt devletinin Akdeniz’e ulaşmadan ayakta kalamayacağını hesaplıyor. Bunun için de Suriye’nin kuzeyindeki Kürt grupları parçalamayı ve bu grupların kesintisiz bir toprak parçasını kontrol etmelerini engellemeye çalışıyor. Bu amaçla da Suriye’nin kuzeyine 2016’dan itibaren dört büyük operasyon düzenleyen Türkiye, ülke topraklarının yaklaşık yüzde 10’unu kontrol altında tutuyor.


İkinci sebep olarak ise PKK‘yı bahane ederek Irak’ın kuzeyine ve hatta daha ileri giderek Musul’a yerleşmek. Türkiye’nin halihazırda Başika’da büyük bir askeri kampı bulunuyor. Ancak bu kamptan başka Türkiye’nin Irak’ın kuzeyinde pek çok noktada istihbarat birimleri ve askerleri konuşlanmış durumda.
Nuri el Maliki döneminde Irak ve Türkiye Başika konusunda büyük bir gerginlik yaşamış, ancak Ankara üssü kapatmamamıştı.


Üçüncü sebep, Erdoğan’ın savaşlarla popülaritesini artırma çabası. Şu ana kadar Suriye ve Libya’da gerçekleştirilen savaşlar artık halkın ilgisini çok fazla çekmiyor. Çünkü halkın birinci öncelikli gündemi artan ekonomik kriz ve hayat pahalılığı. Erdoğan da halkın kendi sorunlarıyla başbaşa kalmasını engellemek için sürekli olarak dikkat çekici hamlelerde bulunuyor. Bunun için de halkın Kürt gruplar ve PKK’ya yönelik antipatisini kullanmaya çalışıyor.


Dördüncüsü, ABD ve Avrupa’nın bölgeye olan ilgisizliğinden faydalanarak olabildiğince kontrol sahasını genişletmek. Trump Yönetimi geçtiğimiz yıl Ekim ayında Suriye’nin kuzeyinden çekilerek Türkiye’ye büyük bir hareket alanı açmıştı. Aynı şekilde Irak’tan da askerlerini çekebileceği yönünde sinyaller veriyor. En azından askerlerin sayısını daha da azaltma yoluna gidebileceği belirtiliyor. Aynı şekilde Rusya da her ne kadar bölgeye büyük bir ilgi gösterse de maruz kaldığı ekonomik şok ve ABD’nin baskısını üzerinde hissetmesinden dolayı bölgede istediği hamleleri gerçekleştiremiyor. Avrupa Birliği ülkeleri de dış politika konusunda ortak bir hareket stratejisi geliştirememenin sıkıntısını yaşıyor. Tüm bu gelişmeler bölgede Erdoğan’a daha rahat hareket etme fırsatı sunuyor.


15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra ordunun üst düzey NATO ve Batı yanlısı subaylarını tasfiye ettikten sonra istediği gibi hareket eden Erdoğan’ın maceracı politikalarına dur diyebilecek herhangi bir general bulunmuyor. Tam tersine pek çok üst düzey komutanın Ergenekoncu/ulusalscı/avrasyacı düşüncede olmasından dolayı Türkiye’nin etki alanını askeri faaliyetlerle daha genişletmesi gerektiğini düşünüyorlar.
Bu düşüncedeki komutanların Kürt sorunu ve Kürtlere bakışı da Erdoğan’ın Suriye ve Irak’a bakışını derinden etkiliyor.


Suriye ve Libya’dan sonra Irak’ta da aktif bir savaşa giren Erdoğan’ın nerede duracağı bilinmiyor. Sonraki hedefin Yemen olduğuna dair çok sayıda işaret var.


İç çatışma, savaş, yönetim boşlukları, Müslüman Kardeşler’in etkin olduğu alanlar Erdoğan’ın en önemli yayılma rotalarını oluşturuyor.


Görünen o ki uluslararası güçler suskun kaldıkça Erdoğan bölgede daha fazla hard power bir strateji izleyecek. Suriye, Libya, Irak, Yemen, Somali, Tunus, Sudan, Doğu Akdeniz, Balkanlar derken sırada hangi ülke ya da ülkelerin olduğunu bilmiyoruz. Erdoğan iktidarda kaldığı sürece bu savaş stratejisinin devam edeceği kesin gibi görünüyor.



İlgili konular

terörist

Milli Savunma Bakanlığı: 4 terörist etkisiz hale getirildi

8 ay önce

Irak'ın kuzeyindeki Pençe Şimşek bölgesinde tespit edilen 3 PKK’lı terörist ile Barış Pınarı bölgesine saldırı hazırlığında olan 1 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi....Devamını oku
Beşar Esad  Birleşik Arap Emirlikleri

Beşar Esad 11 yıl sonra Birleşik Arap Emirlikleri’nde

8 ay önce

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın, Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) ziyaret ederek Başkan Yardımcısı, Başbakan ve Dubai Emiri El Maktum ile görüştüğü belirtildi....Devamını oku